Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/2496
Karar No: 2019/6844
Karar Tarihi: 01.10.2019

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/2496 Esas 2019/6844 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2017/2496 E.  ,  2019/6844 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    No : 2016/97-2017/319
    Mahkemesi : İzmir 9. İş Mahkemesi
    No : 2015/204-2016/367

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurum Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle karar kaldırılarak yeniden hüküm verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    I-İSTEM
    Davacı, davalı işverenlere ait işyerinde 01.10.1992 – 12.11.2004 döneminde aralıksız ve tam gün üzerinden hizmet akdine tabi olarak çalıştırılmasına karşın, bildirimlerinin Kuruma eksik yapıldığını ileri sürerek, bildirilmeyen çalışma (zorunlu sigortalılık) sürelerinin tespitini istemiştir.
    II-CEVAP
    Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma iddiasının yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiş, davalı işverenler ise yanıt vermemişlerdir.
    III-MAHKEME KARARI
    A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, istem aynen kabul edilerek, davacı ...’ın, davalı işverenlerden;
    ... Tarım Tic. San. A.Ş."ne ait ....35 sicil sayılı işyerinde; 1.10.1992 – 12.9.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 3582 gün çalıştığının, 24 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 3558 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine,
    ... Kuru Meyve İmal. İhr. San. Tic. Ltd. Şti."ne ait 1203271.35 sicil sayılı iş yerinde; 13.9.2002 – 12.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 780 gün çalıştığının, 780 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
    B-BAM KARARI
    İnceleme konusu davayla ilgili olarak tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yaklaşık 145,5 aylık (12 yıl 1,5 aylık) oldukça uzun süreyi içeren uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak davacı tarafından herhangi bir yazılı kanıt sunulmadığı gibi mahkemece de bu türden delile ulaşılamaması, aynı çevrede faaliyet yürüten işveren veya çalışanlara yönelik yapılan kamu tanıklarının belirlenmesi araştırmasından sonuç elde edilememesi, davacının yalnızca iddia konusu dönemin başlangıç ayında 24 günlük bildiriminin gerçekleştirilmiş olması, mahkemece bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların da büyük ölçüde bildirimsiz olması dikkate alındığında, 27.01.1994 günü gerçekleşen doğum nedeniyle çalışmasına ara vermesi zorunlu olan davacının, doğum sonrası sağlık durumuna göre yeniden çalışması halinde dahi, bildirimsiz doğum sonrası döneme ilişkin çalışma iddiasının yasal hak düşürücü süre nedeniyle dinlenmesinin olanaksız olduğu belirgin olup buna göre, talebin doğum sonrası dönemine yönelik bölümünün reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu istemin aynen hüküm altına alınmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İzmir 9. İş Mahkemesi"nin 29.09.2016 tarihli, 2015/204 Esas, 2016/367 Karar numaralı hükmünün, Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-(b)-(2). maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın kısmen kabulüne, Davacının 01.10.1992 – 26.01.1994 tarihleri arasında davalı işveren ... Tar. Tic. San. A.Ş. adına tescilli ... sicil numaralı işyerinde hizmet akdi ve asgari ücretle 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında sigortalı olarak çalıştığının, anılan dönemde Kuruma 24 günlük bildirim yapıldığının tespitine, geriye kalan döneme ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
    IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
    Davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından anılan karara yönelik temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
    Davacı vekili tarafından; Davacının çalışmış olduğu fabrikanın çevresinde başka iş yeri bulunmaması nedeniyle başka işyeri komşu tanığı olmamasının olumsuz sonucunun davacıya yüklenemeyeceği, 1994 yılında davacının doğum yapmasının akabinde bildirim yapılmamış olması durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, doğumda yasal iznini kullandıktan sonra davacının çalışmasına devam ettiğini, tanıklarca kesintisiz çalışma durumunun desteklendiği, kısmi bildirim söz konusu olsa da hak düşürücü süreden söz edilmeyeceği, sadece 24 günlük çalışmasının bildirilmesinin, 12 yıl süreyle çalıştığı gerçeğini değiştiremeyeceği, tüm hususları birebir olan ve fiili çalışma süresi içinde doğumun söz konusu olduğu hallerde eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyeceği belirtilerek, kararın bozulması talep edilmiştir.
    Davalı Kurum vekili tarafından; Davacının dava konusu ettiği tarihlerde çalıştığını ispatlar mahiyette yeterli ve inandırıcı delil elde edilmeden, hizmetlerin tespiti yönünde yeterli araştırma yapılmadan salt tanık beyanlarına itibarla hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın eksik incelemeye dayandığı belirtilmiştir.
    V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
    506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
    İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun"un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun"un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
    Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden , 1990 – 31.05.2003 döneminde davalı işveren ... Tar. Tic. San. A.Ş. adına tescilli bulunan ... sicil numaralı işyerinde 01.10.1992 günü çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin, 28.10.1992 tarihinde Kuruma verilerek 01.10.1992 – 24.10.1992 tarihleri arasında tam gün üzerinden eksiksiz sigortalılık bildirimleri gerçekleştirilen bayan davacının nüfus kaydının incelenmesinde; 20.03.1989, 27.01.1994, 02.09.2001 tarihlerinde doğum yaptığı, diğer davalı işveren ... Kuru Meyve İmal. İhr. San. Tic. Ltd. Şti."ne ait 1203271 sicil numaralı işyerinin 13.09.2002 – 2005 döneminde tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, davacının 01.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden, 24 günlük hizmetinin bildirildiği, davacının tespitini istediği dönem itibariyle davalı işverenlikten bildirilen süre hariç, herhangi bir sigortalılığının bulunmadığı, davacının hizmetinin tespitini talep ettiği dönemle çakışan, 27.01.1994 ve 02.09.2001 tarihli doğum olaylarının, davacı yanın talebinin hak düşürücü süreye uğramasına imkan veren olgular olmadığı, diğer bir anlatımla hizmet akdinin askıda olmasından kaynaklı hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceğinden, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Diğer yandan dosya kapsamında dinlenen tanıkların, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında, davalı her iki işverenliğe ait sicillerden sigortalı çalışmalarının tespit edilemediği anlaşılmakla, davalı her iki şirkete ait sicilden sigortalı çalışmaları bildirilen bordro tanıklarının tespit edilip dinlenmek suretiyle, uyuşmazlık konusu husus açıklığa kavuşturulmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin , istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK"nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi