13. Hukuk Dairesi 2016/24695 E. , 2019/2267 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait ... isimli ve villalardan oluşan otelde 3 günlük tatil yapmak için anlaştığını, hizmet bedelinin günlüğü 500,00-TL den toplam 1.500,00-TL olduğunu, ailesi ile birlikte toplam 9 kişi 20/06/2015 tarihinde otele giriş yaptıklarını, aynı günün gecesinde villaya hırsız girdiğini, çantasının içinde bulunan 1.700,00-TL nakit para, 2 adet çeyrek altın, Samsung Note 2 cep telefonu, ... marka güneş gözlüğü, kimlik ve kredi kartlarının çalındığını, çantanın içindekiler alınarak otelin bahçesine atılmış vaziyette bulunduğunu, davalı şirket yetkililerinin ve çalışanlarının hırsızlık olayını son derece normal karşıladığını ve gerekli hassasiyeti göstermediğini, olay yeri tutanağında da belirtildiği gibi davalıya ait otelde güvenlik kamerası olmadığını, alarm sistemi bulunmadığını, kapı ve pencerelerde korkuluk olmadığını, otelde güvenlik görevlisi olduğu söylenmesine rağmen böyle bir kişi ile karşılaşılmadığını, 21/06/2015 sabahı saat 09:00 gibi uyandığında olayı fark ettiğini, jandarmanın çağrılması için derhal otel yönetimine haber verdiğini, otel yönetiminin ise olayı jandarmaya saat 10:30 da ihbar ettiğini, olaydan sonra morallerinin alt üst olduğunu, özellikle psikolojik olarak ciddi bir travma yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.700,00-TL nakit para, 2 çeyrek altın bedeli 300,00-TL, telefon bedeli 700,00-TL, ... güneş gözlüğü bedeli 250,00-TL olmak üzere toplam 2.950,00-TL ve 750,00-TL otelin bakiye bedel iadesi ile birlikte 3.700,00-TL maddi tazminatın, 7.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 21/06/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 3.700,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 21/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalıya ait otelde konaklaması esnasında meydana gelen hırsızlık olayından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmedilen maddi tazminat kalemi içinde yer alan 750,00-TL otel bedeli iadesi değerlendirildiğinde; toplam 1.500,00-TL bedelle günlük 500,00-TL olmak üzere 3 günlük konaklama içeren anlaşma yapıldığı, davacının üç günlük konaklama bedelinin tamamı olan 1.500,00-TL’yi yatırdığı, yatırdığı bedelden 750,00-TL’sinin davalı yanca davacı tarafa iade edilmiş olduğu, ödediği konaklama bedelinin bakiyesi olan 750,00-TL’nin iade edilmediğini beyan ederek davacı tarafından iadesinin talep edildiği, davacının söz konusu otelde iki gün konakladığı ve günlük konaklama bedelinin 500,00-TL olduğu dikkate alınarak konakladığı günlere ilişkin bedel iadesini talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının konakladığı günlerin karşılığı olan konaklama bedelinin de iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Kural olarak hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin takdirindedir. Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakim bu hakkını Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, iştigal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek, takdir hakkını etkileyebilecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla bu malvarlığı zararlarının karşılanması da amaçlandığından tazminat miktarının onun amacına göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, takdir edilecek miktar elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirilerek; mahkemece daha düşük oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.