4. Ceza Dairesi 2017/1378 E. , 2020/16106 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanığın cezaevinde olduğu sırada husumetli eşine tebligat yapıldığı, bu sebeple tebligatın usulsüz olduğu anlaşılıp ek kararın kaldırılması suretiyle ve sanığın temyizinin mahkumiyet kararlarına yönelik olup sanığın kızı ..."e karşı hakaret suçundan iddianamede iki kez dava açıldığı anlaşılarak, ayrıca sanığın evde hakaret ettiğine dair kamu davası ile ilgili olarak zamanaşımı içinde karar verilebileceği gözetilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında 03.07.2013 tarihinde mağdur ..."e karşı gerçekleştirilen yaralama eylemine yönelik kurulan hükme ve mağdur ..."a karşı gerçekleştirilen silahla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde,
Sanığa yükletilen yaralama ile silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ..."ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında 02.07.2013 ve 03.07.2013 tarihinde mağdur ..."ye yönelik yaralama eylemlerinden kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1-02.07.2013 tarihindeki yaralama eyleminden yapılan incelemede;
Olay tarihine ilişkin mağdur ... ile ilgili herhangi bir adli raporun bulunmaması, dosyada mağduru destekleyen başkaca tanık ve delil bulunmaması, mağdurun kovuşturma aşamasında da bir gün önceki olaya dair bir anlatımının olmaması da gözetildiğinde, dosya içeriğine uymayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Kabule göre de;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun"un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK"ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa"nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun"un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle "kovuşturma evresine geçilmiş" dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK"nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa"nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK"nın 7 ve 5271 sayılı CMK"nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-03.07.2013 tarihindeki yaralama eyleminden yapılan incelemede ise;
Yaralama eyleminin, silahla tehdit suçu ile aynı olay içerisinde gerçekleşmesi sebebiyle basit yargılama usulü kapsamında olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK"nın 86/3-a,e maddeleri gereği yapılan arttırımda temel cezanın teşdiden uygulandığı halde, ilk önce temel cezaya TCK"nın 86/3-a maddesi gereği arttırım yapıldıktan sonra aynı Kanun"un 86/3-e maddesinden tekrar arttırım yapılarak fazla ceza tayini,
C-Sanık hakkında mağdur ..."e yönelik hakaret suçunun temyizine gelince,
Mağdur ..."in hükümden sonra 05.08.2016 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında, hakaret suçu yönünden sanığa vazgeçmeye karşı diyecekleri sorularak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 11/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hükme iştirak eden üye ..."un, 26.12.2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK"nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.