7. Ceza Dairesi 2015/5609 E. , 2018/2733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Hükmün gerekçe kısmında temel cezanın alt sınırdan belirlendiği ve koşulları oluştuğundan hapis cezasının ertelendiği ifade edildiği halde, hüküm fıkrasında adli para cezası yönüyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenebilmesi koşulları olarak; "daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.
Gerekçelerin cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın geçmişteki hali ile yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle sabıkasında engel hali bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları saptanmayan, yargılama sürecindeki olumlu davranışları dikkate alınarak hakkında TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanığın bir daha suç işleyeceğine dair olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açıklanmadan "kamu zararını gidermemesi, adli sicil kaydında HAGB hükmü nazara alındığında ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından"" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK.nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Adli sicil kaydında yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunan, savunması yakalama yoluyla alınan, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak hakkında TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığın yakalama evrakı ekinde KEMT varakası ya da kamu zararını belirten bir belge bulunmadığından kamu zararından haberdar olmadığı anlaşılmakla; dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9 madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle """kamu zararını gidermemesi, adli sicil kaydında HAGB hükmü nazara alındığında ileride suç işlemekten çekineceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından"" şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uzun süreli hapis cezası ertelenmeyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
5- Dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmedilmesi,
6- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ..."nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.