
Esas No: 2012/4361
Karar No: 2017/738
Karar Tarihi: 24.02.2017
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2012/4361 Esas 2017/738 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkeme : 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Duruşmaya sanık müdafii sıfatıyla katılan Av. ...’ın dosyada vekâletnamesinin bulunmadığı gibi, sanık ile birlikte duruşmaya da katılmamış olması karşısında; vekaletnamenin dosyaya sunulmasının sağlanması gerekirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iadesinden sonra tebliğ edilen duruşma çağrı kağıdında sanık ... yerine aynı suçtan ilk hükümle beraat eden sanık ...’ın müdafii olarak belirtilmesi nedeniyle, adı geçen avukatın ...’ın müdafii olmadığı yönündeki dilekçesinin bir istifa dilekçesi olduğu kabul edilerek, incelemeye konu karara ilişkin duruşma aşamasında ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesinde öngörülen, “Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmüne göre; atılı suç için 765 sayılı TCK’nın 404/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddelerinde öngörülen hapis cezasının üst sınırının iki yıl olduğundan müdafii atanmasında zorunluluk bulunmadığı ve sanık tarafından da müdafii atanması istenmediği halde, sanık için baronun müdafii ataması sağlanmış ise de; hükmün, sanığın yokluğunda, baroca atanan Av...."nın yüzüne karşı verilmesinin usulüne uygun bir bildirim sayılamayacağı ve sanığın karardan haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada yer almaması nedeniyle, öncelikle Av. ...’tan sanık adına vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı sorularak, varsa dosyaya sunması durumunda gerekçeli kararın, yetkili müdafii olarak kendisine; aksi halde sanığa, Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilip, temyiz süresinin beklenmesi ve temyiz edilmesi halinde Dairemize gönderilmek üzere, 14.06.2010 tarihli kararımızla dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iade edildiği,
Dairemizin 14.06.2010 tarih 2008/7271-2010/14636 sayılı kararı doğrultusunda Av...."ın sanık adına düzenlenmiş vekaletnamesinin dosyaya konulduğu, gerekçeli kararın da 16.09.2010 tarihinde Av...."a tebliğ edildiği, ancak hükmün
bu vekaletnameli sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği anlaşıldığından, sanık müdafii sıfatı ile Av..... tarafından verilen 18.07.2006 tarihli temyiz dilekçesine hasren yapılan incelemede;
Av..."nın yetkili müdafii olmaması nedeniyle, hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca temyiz isteğinin REDDİNE, 24/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.