10. Hukuk Dairesi 2017/2699 E. , 2019/6804 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2017/537-2017/533
İlk Derece
Mahkemesi : Samsun 3. İş Mahkemesi
No : 2015/541-2016/240
Dava, hizmet birleştirmesi işlemi yapılmaksızın ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ve eşinin ... SSK no ile 4-1/a kapsamında kurumun kayıtlı sigortalısı olduğunu, müvekkilinin murisi ve eşinin ... sicil no ile kayıtlı olarak Tarım Bağ-kur sigortalılığının da mevcut olduğunu, müvekkilinin eşinin SSK hizmetleri, müvekkiline SSK (4-1/A) kapsamında borçlanmasız 900 günden ölüm aylığı bağlanması için yeterli olduğunu, tarım bağkur hizmeti devreye girdiğinde 1800 gün şartı oluştuğundan dolayı ölüm (dul) aylığı bağlanma imkanının ortadan kalktığını, vefat eden eşinden dolayı, eşinin 2926 sayılı kanun kapsamındaki Tarım Bağ-kur hizmetleri devre dışı bırakılarak, diğer hizmetleri ile hizmet birleşimi yapılmadan münhasıran ve müstakilen SSK hizmetleri dikkate alınarak, davalı idarece SSK 4-1A kapsamında ölüm (dul) aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vefat eden eşinin 01/06/2004 tarihinde ... Ziraat Odasındaki kaydına istinaden tarım bağ kur sigortalılığının başlatıldığı ve bu sigortalılığının 19/06/2015 tarihinde vefat etmesi ile sona erdiğini, davacının müteveffa eşinden dolayı 5510 Sayılı Kanunun 4/a bendi kapsamında ölüm aylığı bağlanması yönündeki başvurusu kurumca değerlendirilip 2829 sayılı hizmet birleştirme kanununa göre davacının murisinin en son çalışmasının 2926 sayılı kanuna tabi olduğu tespit edildiğinden davacı tarafın tahsisi talebi 5510 sayılı kanunun 4/b kapsamında incelemeye alındığı, buna göre davacının murisinin dosyasının tetkikinde, ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan 5 yıl (1800 gün) hizmet süresinin olmadığı anlaşıldığından hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamayacağının tespit edildiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 22.01.2016 tarihli SGK Başkanlığından gelen müzekkere cevabında, "... sigorta sicili ... TC kimlik numaralı müteveffa ..."ın hak sahiplerine 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanabilmesi için 5 yıl 900 gün şartına tabi olduğu, sigortalı dosyasında yapılan inceleme sonucu 01/01/1990-31/12/2014 tarihleri arasında 1155 gün 4/a hizmetinin bulunduğu tespit edilmiş olup Bağ-kur hizmetlerinin iptali durumunda kurumumuzu bağlamamak kaydıyla hak sahiplerini ölüm aylığı bağlanabileceği," denildiği, buna göre davacının Bağ-Kur hizmetinin iptali durumunda davacıya SSK 4-1A kapsamında ölüm (dul) aylığı bağlanabileceği, hizmet birleştirmesinin zorunlu olmayıp sigortalının isteğine bağlı olduğu, davacının eşinden dolayı 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerin birleştirme mecburiyeti olmaksızın davacıya SSK (4/1-a) kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı SGK vekili; davacının murisinin en son Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, ... Ziraat Odasındaki kaydına istinaden bu sigortalılığının 01.06.2004 tarihinde başlatılıp 19.06.2015 vefat tarihine kadar devam ettiği, ayrıca murisin 5510 Sayılı Yasanın 4/1-a kapsamındaki ölüm aylığı bağlanma başvurusunun 2829 Sayılı Yasa kapsamında son çalışmasının 2926 sayılı Yasa kapsamında olduğundan dolayı ölüm aylığı bağlanamayacağı gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 24.03.2017 günlü ilamı ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının, murisi olan eşi ..."ın 2926 Sayılı Yasa kapsamındaki tarım Bağ-Kur hizmetleri dışlanmak suretiyle müstakilen SSK ‘dan ölüm aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesi, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacının eşinden dolayı müstakilen SSK dan ölüm aylığı bağlanma koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle 2926 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetlerin birleştirilme mecburiyeti olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtayın ve giderek Dairemizce de benimsenen uygulamaya göre, davacının murisinden dolayı müstakilen SSK’dan ölüm aylığı bağlanma koşullarının gerçekleştiği, her bir sigorta kolu tek başına aylık bağlanması için yeterli ise, hizmet birleştirmesi yapılması zorunluluğu bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın sadece SSK ‘dan aylık bağlanması gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davalı Kurum avukatı tarafından, davacı ve murisi hakkında yapılan işlemlerin yerinde olduğu ve tahsis şartlarında 2829 sayılı Yasanın uygulanması gerektiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297. maddesinin (2). Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans” başlığını taşıyan 97/1. maddesinde ise bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı günden itibaren 5 yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağı açıklanmıştır.
Ölüm aylıkları bakımından; 5510 sayılı Kanunun 35. Maddesinde; ""Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir."" hükmüne göre davacının dava tarihi itibari ile murisi üzerinden hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığına hak kazandığı tarihin vefatını takip eden aybaşı olduğu hususunun belirtilmemiş olması ile infaza elverişli şekilde karar tesis edilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile Samsun 3. İş Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli hükmünün ilk fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine :” 1-Davanın kabulü ile, davacıya, 19.06.2015 tarihinde vefat eden eşi üzerinden hak sahibi sıfatıyla ve hizmet birleştirmesine gerek olmaksızın eşinin ölüm tarihini takip eden 01.07.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren Samsun 3. İş Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.