6. Ceza Dairesi 2016/2947 E. , 2016/6227 K.
"İçtihat Metni"
Geceleyin gaspa teşebbüs suçundan sanık ..."nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 497/1, 61/1, 59 ve 81/1-3. maddeleri gereğince 4 yıl 3 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, ...19/07/2001 tarihli ve 2001/106 esas, 2001/162 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince uyarlama yargılaması yapılması talebi üzerine adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun"un 149/1-h, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün (1 yıl 4 ay) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 07/07/2005 tarihli ve 2005/213 esas, 2005/214 sayılı kararına karşı ...... 09/12/2015 gün ve 2014-25939/81507 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı.......26/01/2016 gün ve KYB/2015/411980 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 18/02/2016 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
İnfaza ve uyarlama yargılamasına ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1-Uyarlama yargılaması sonucunda, suçun tamamlandığı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun"un 149/1-h bendinin yanısıra aynı Kanun"un 35. maddesi ile uygulama yapılarak uygulama hatasının kazanılmış hak gibi devam ettirildiği dikkate alındığında, lehe Kanunun yeniden belirlenmesi gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de, sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, hakkında 5237 sayılı Kanun"un 149/1-h, 35/2 (...indirim oranı üzerinden) ve 62. maddelerinin uygulanması neticesinde 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ceza tayininde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Hükümlü ..."nın olay gecesi daha önceden tanıdığı yakınanın evine giderek boğazını sıktığı ve cebinde bulunan 2 TL"yi aldığı, duruma müdahale eden tanıklar tarafından etkisiz hale getirildiği, suça konu paranın olay yerinde ele geçirildiği,
....19.07.2001 gün ve 2001/106-162 sayılı kararı ile hükümlünün 765 sayılı TCK"nın 497/1, 61/1, 59, 81/1-3. maddeleri gereğince 4 yıl 3 ay 25 gün ağır hapis, TCK"nın 193/2, 59, 81/1. maddeleri gereğince 5 ay 15 gün hapis, TCK"nın 572/2, 59, 81/3. maddeleri gereğince 5 ay 8 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
5252 sayılı Kanun"un 9/3. maddesine göre lehe yasanın tespiti için duruşma açılarak verilen 07.07.2005 tarihli ek karar ile hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK"nın 116/4, 62. maddeleri gereğince kurulan 10 ay hapis cezasının lehe olmadığı, bu suç yönünden önceki hükmün kaldırılmasına yer olmadığına, mahkemenin 2001/106-162 sayılı hükmünün gaspa eksik teşebbüs ve sarhoşluk suçları yönünden kaldırılmasına, gaspa eksik teşebbüs suçu yönünden TCK"nın 149/1-h, 35/2, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hüküm tesis edildiği görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK"nın 497/1, 59, 81/3, 193/2, 59, 81/1. maddelerine, 5237 sayılı TCK"nın 149/1-d-h, 62, 53. maddelerine uyduğu, 5237 sayılı TCK"ya göre ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan değerlendirme yapılamayacağı gözetilmeden, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu yönünden hapis cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre aynen infazına, gasp suçu yönünden hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 149/1-h maddesine göre belirlenip infazına karar verilerek uygulama yapılmasının hatalı olduğu, bu konuda istemde bulunulmadığı, inceleme sırasında ortaya çıkan bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.