19. Hukuk Dairesi 2016/8709 E. , 2016/15664 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dosya davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı ... arasında 01/01/2013 tarihli sözleşme ile akışkanlığı düzenleyici (10 numara yağ) yağın alım satımı için anlaşma yapıldığını, mal bedeline karşılık olarak müvekkili tarafından dava dilekçesinde yazılı toplam 11 adet 239.850,00 TL bedelli çeki davalıya teslim ettiklerini, sözleşmeye göre her ay 24.000 kg malın teslim edilmesi gerekirken Eylül ayından itibaren mal teslim edilmemeye başlandığını, çeklerin bedelsiz kaldığını, sözleşmenin feshedildiğini ve bu durumun .... 3. Noterliğinin 31/01/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, çeklerin de iade edilmesinin istenildiğini ancak çeklerin bugüne değin iade edilmediğini ileri sürerek söz konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., katılmış olduğu duruşmada, davacı ile mal alışverişinde bulunduğunu, bunun karşılığında söz konusu çekleri aldığını ancak malları teslim edemediğini, söz konusu çekleri de bankalardan almış olduğu kredilerin teminatı olarak bankalara verdiğini, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, asıl davada bahsi geçen çeklerin sözleşme gereğince ..."e verildiğini, mal teslimi yapılmadığından söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığını, bu hususta mahkememizin 2014/989 esasında kayıtlı davayı açtıklarını, ancak söz konusu çeklerden 08/03/2014 keşide tarihli 9.100,00 TL bedelli (... çek nolu) çek ile 12/03/2014 keşide tarihli 41.800,00 TL bedelli (... çek nolu) çekin davalı ..."a; 16/04/2014 keşide tarihli 41.750,00 TL bedelli (.... çek nolu) çekin ise davalı ..."na ... tarafından kullanılan kredinin teminatı olarak davalı bankalara rehin cirosu ile verildiğini, söz konusu çeklerden dolayı ..."e mal teslimi yapılmadığından dolayı borcu bulunmadığı gibi, ... tarafından çeklerin rehin cirosu ile davalı bankalara verilmiş olması sebebiyle, bankalara hamil sıfatını kazandırmayacağını zira çekte rehin cirosu yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek söz konusu çekler sebebiyle davalı bankalara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... Bankası vekili, müvekkili banka ile diğer davalı ... arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını ve ..."e kredi kullandırıldığını, davaya konu çekin ... tarafından müvekkili bankaya olan cari hesaptan doğan kredi borcu nedeniyle temlik cirosu ile teslim edildiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, aksi durumun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı .... vekili, söz konusu çeklerin ... tarafından temlik cirosu ile verildiğini, müvekkili bankanın meşru ve yetkili hamil olduğunu, çeklerde mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu, iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunan müvekkili bankaya karşı ..."e karşı ileri sürülen hukuki nedenlerin ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ..."ün davayı kabul beyanı ve diğer beyanları karşısında, davaya konu çekleri teslimi yapılacak mallara karşılık olarak avans niteliğinde davacı tarafından ..."e verilmiş olduğu, ancak ... tarafından mal teslimi yapılmaması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı, söz konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davaya konu çeklerin arkasında yer alan lehdarın cirosunda rehin cirosu olduğuna ilişkin bir açıklık bulunmadığı, çek tevdii bordrosunda da çeklerin tahsil-temlik cirosu ile verildiğinin yazılı olduğu, davacı ile davalı ... arasındaki şahsi ilişkiden doğan defilerin, ancak bu defilerin doğumuna etken olan kişiler arasında ileri sürülebileceği, bu bağlamda davacı-borçlu temlik edene karşı sahip olduğu, şahsi defileri iyiniyetli temellük edene karşı ileri süremeyeceği, bedelsizlik def"inin de şahsi def"ilerden olduğu, çek hamilinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiği kanıtlanmadıkça keşideci ile lehdar arasındaki şahsi def"ilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davalı bankaların kötü niyetli oldukları iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine, şartları oluştuğundan davalı bankalar lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.