
Esas No: 2016/1759
Karar No: 2018/5695
Karar Tarihi: 11.10.2018
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/1759 Esas 2018/5695 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar,...Köyü çalışma alanında bulunan ve ... sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi tarafından hazırlanan 16.03.2015 tarihli rapor ve eki haritada turuncu renge boyalı 40 metrekare yüzölçümündeki bölümün ...Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2011/1230 Esas, 2011/1202 Karar sayılı veraset ilamına göre miras 4 pay kabul edilerek 4"er pay olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından vekalet ücretine yönelik, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından esasa yönelik temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 16.03.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda turuncu renk ile gösterilen 40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen tanık beyanları ve duruşmada dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarında fen bilirkişi raporunda turuncu renkle gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünün doğusunda davacılara ait 5202 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu, çekişmeli bölüm ile 5202 sayılı parsel arasına daha evvel taşınmazın çevresinin davacıların murisi tarafından piriket duvar örüldüğü, duvar dışında kalan dava konusu bölümün patika yol olarak kullanıldığı, ayrıca dava konusu taşınmaz bölümünün batı sınırında dere bulunduğu, derenin üzerinin beton dökülmek suretiyle 1995-1996 yılında kapatıldığı, derenin kapatılmasından sonra dava konusu taşınmaz bölümünün bahçe olarak kullanılmaya başlandığı, halen dava konusu taşınmazı dereden ayıran duvarın ise davacılar tarafından sonradan yapıldığı, keşif sonrası dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda da 1977 yılında yapılan ... çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın derenin sınırında tescil harici yer olarak bırakıldığı, davacılara ait 5202 parsel sayılı taşınmaz sınırında da 15-20 yaşlarında meyve ve asma ağaçlarının bulunduğu ve dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmiştir. Hal böyle olunca davacıların dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde iktisaba elverişli zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de taşınmazın tamamı 4 pay kabul edildiği ve dört davacı olduğu halde infazda kuşku yaratacak şekilde 4"er payın davacılar adına tesciline şeklinde karar verilmesi de isabetsiz olup, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.