23. Hukuk Dairesi 2014/7448 E. , 2015/1504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 29.06.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait çağrının anasözleşmenin 28/1. maddesine uyulmadan adi mektupla yapıldığını, gazete ilanının önceki yıllara göre yapılmadığını, önceki genel kurullarda daha az sayıda vekalet mevcut olduğu halde dava konusu genel kurulda 42 adet vekalet olup bu sayının fazla olduğunu, vekaletlerin kimler tarafından yazılıp imzalandığının şüpheli olduğunu, ortaklardan... adına vekaletname olmadığı halde hazirunda vekaleten oy kullanıldığının anlaşıldığını, vekalet yetkisi olmayan kişilerin el kaldırarak oylamaya katıldığını, ...adına..."in çift oy kullandığını, önceki iki genel kurulda divan heyeti başkanı ... adlı şahsın bu genel kurulda da başkan seçildiğini, hakkında Savcılık şikayetleri bulunduğunu, divan başkanlığına yönetim kurulu başkanı tarafından önerilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu,... isimli şahsın yönetim kurulu başkanı ile ilgili ceza davasında uzman görüşü verdiğini, bu kere denetim kurulu asil üyeliğine seçilmesinin usulsüz olduğunu, genel kurul toplantısından önce bilanço ve gelir gider farkının istenmesine rağmen müvekkili ..."e verilmediğini ve ortakların tetkikine sunulmadığını, ortakların eline bu konularla ilgili hiçbir belge ve kayıt verilmeden ve söz hakkı verilmeden karar alındığını, yönetim kuruluna iki ayrı aday listesi verildiğinde tutanakta tek liste verilmiş gibi gösterildiğini, red oylarının tutanağa yazılmayan ikinci listeye ait olduğunu, yönetim kurulu başkanının diğer başkan adayına hakaret ettiğini, hakaret ve tehditlerin tutanağa geçirilmediğini, kooperatifle iş yapan ortakların yönetim kurulunun ibrasında oy kullandıklarını, yönetimle iş yapan kişilerin ibra oylamasında oy kullanmalarının anasözleşme ve Kooperatifler Kanunu"na aykırı olduğunu, denetim kurulu raporunun tek imzalı olduğunu, bu hali ile denetçilerin ibrasının söz konusu olmayacağını, ibra edilen tek denetçinin bu genel kurulda yönetim kuruluna seçildiğini ve denetim kurulu üyesinin ikiye düşürülmesinin doğru olmadığını, istifa eden ortaklar yerine yeni ortak alındığından istifa eden ortaklara ödemenin derhal yapılması gerektiğini, bu sebeple bilanço ve yönetim raporunun kanuna aykırı olduğunu, 10.06.2012 tarihli genel kurulda ortak olan bazı kişilerin haziruna yazılmadığını, söz almak isteyen bazı ortaklara söz verilmediğini, muhalefet şerhlerinin zorla imzalanabildiğini ileri sürerek, 29.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10. maddelerinde belirtilen kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, genel kurula çağrının iadeli taahhütlü mektupla yapıldığını ve usule uygun olduğunu, kullanılan vekaletlerin kanuna uygun olarak düzenlendiğini, vekalet verenler tarafından herhangi bir şikayetin yapılmadığını, ... adına düzenlenen vekaletin bakanlık temsilcisine verildiğini, gereğinde ..."in mahkemece dinlenmesinin mümkün olduğunu, genel kurula ortak olmayanların katıldığı ve oy kullandığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, denetçi ..."nin divan başkanı olarak seçilmesinde bir usulsüzlük olmadığını, mali müşavir ..."ın yönetim kuruluna seçilmesinde yasal bir engel olmadığını, kooperatifin bilanço gelir-gider tablosu, yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarını genel kuruldan 15 gün evvel kooperatif merkezine asarak ortakların tetkikine amade tuttuğunu, raporların okunarak ortakların bilgisine sunulduğu ve oylandığını, genel kurulda karar nisaplarına uyulduğunu, muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirildiğini, genel kurulda ..."ya hakaret iddiasının yasal yollarla takip edilebileceğini, yönetim kurulunun ibrasında yasada mevcut oylamaya katılma yasağının gözetildiğini, denetim kurulu raporunun tanziminde ve oylamasında kanun ve anasözleşmeye aykırı bir husus olmadığını, çıkan ve çıkarılan ortaklara yapılacak olan geri ödemenin genel kurulda alınan kararların sıhhatine bir etkisi olmadığını, hazirunda gözükmeyen..."ün istifa ettiğini, ..."in ise hazirunda gözüktüğünü, genel kurul tutanağında muhalefetlerin ayrıntılı olarak tutanağa geçirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 29.06.2013 tarihli genel kurulda toplantı nisabının temin edildiği, kooperatif anasözleşmesinin 28. maddesinin çağrının taahhütlü mektupla yapılmasını şart koştuğu, gazete ilanının şart olarak gösterilmediği ve elden tebligatın kabul edildiği, davalı kooperatifin toplantı gününden 30 gün önce şartına uygun olarak taahhütlü mektupla çağrı yaptığı, 28.05.2013 tarihli toplu gönderi listesinin dosyaya sunulduğu, genel kurul toplantısına katılmış olan bir ortağı yalnızca çağrının usulsüzlüğüne dayanarak iptal davası açamayacağı gibi çağrıdaki bir usulsüzlüğün de tek başına alınan kararların iptali için bir sebep teşkil etmeyeceği, gündemin 3. maddesinin divan heyetinin seçimi olup, denetim kurulu üyesinin divan başkanlığı yapmasını önleyen bir hükmün bulunmadığı, divan tarafından herhangi bir hususun tutanağa geçirilmemesi veya red edilmesi halinde, ortakların her şeyden önce genel kurulu yöneten başkanlık divanına ve bu olanaksız ise Bakanlık temsilcisine (komisere) başvurması ve karşı oyların yazılmasının engellendiğini ileri sürerek bunların yardımını istemelerinin gerektiği, davacıların böyle bir istemlerinin dosya içeriğinde bulunmadığı, bu hususlar üzerinde durulmadan iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığı, divan teşkili oyçokluğu ile gerçekleşmiş olduğundan bu madde ile alınan kararda iptali gereken bir hususun bulunmadığı, yönetim ve denetim raporlarının okunmasına ilişkin 4. gündem maddesinde herhangi bir karar alınması durumunun söz konusu olmadığı, gündemin 5. Maddesinin de denetim kurulu faaliyet raporunun okunması olduğu, denetçilerden bir kişinin rapor vermesinin alınan kararların iptalini gerektirmediği, gündemin 6. maddesinde bilanço ve gelir gider tablolarının okunduğu, bu maddede de herhangi bir karar alınmadığı, kooperatiflerde genel kurul öncesi yönetim ve denetim kurulu raporları ile bilançonun ortaklara gönderilmesi şeklinde yasal bir mecburiyetin bulunmadığı, bu nedenle genel kurulda alınan 6.maddenin de iptalinin söz konusu olmayacağı, gündemin 7. maddesinde yönetim ve denetim kurullarının ibra edildikleri, kooperatifle iş yapan kişilerin ibrada oylamaya katılamayacaklarına ilişkin hüküm bulunmadığı, davacıların bazı taşeronların hem kendi adına hem de vekaleten oy kullandığını belirttiklerini, bu şekilde kullanılan oy
adedinin 8 olduğu, bu kişilerin ibrada oy kullanamayacaklarının kabul edilmesi halinde dahi kabul oylarının sayısının 44 olacağı ve yine ibranın yeterli karar nisabı ile alınacağı, gündemin 8. maddesinde yönetim ve denetim kurullarına seçim yapıldığı, yönetim ve denetim kurullarının seçiminde en fazla oy alanın seçilmiş sayılacağı (Anasözleşme md.42), davacıların genel kurulda kullanılan vekaletlerin bazılarının gerçek olmadığını ve sonradan vekil isimlerinin çizilerek başka isimlerin yazıldığını iddia ettikleri, ancak bu hususun o ortağı ilgilendirdiği, herhangi bir ortak bu konuda şikayette bulunmadan onun iradesinin sakatlandığı yolundaki iddianın kabul edilebilirliğinin bulunmadığı, ..."in vekaleten toplantıya katılmış olduğu hususunun anlaşıldığı bu şahsın sahte vekalet konusunda herhangi bir şikayetinin bulunmadığı, davalı kooperatifin 29.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10. maddelerinde belirtilen kararların kanun, anasözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.