8. Ceza Dairesi 2013/13486 E. , 2014/7261 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 8 - 2013/62275
MAHKEMESİ : Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/01/2013
NUMARASI : 2012/121 (E) ve 2013/20 (K)
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sanıklarda ele geçen mermilerin, dairemizin süregelen uygulamalarına göre 51 adetten az olması halinde 6136 sayılı Yasanın 13/4; 50 adetten fazla 251 adetten az olması halinde ise 13/3. maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilerek elde edilen "82" adet mermi patlatılarak atışa elverişli olup olmadıkları ve 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadıkları saptanarak suç vasfının tayini gerektiği gözetilmeden, mermilerden sa- dece ""41"" adedinin patlatılması suretiyle düzenlenen raporlar ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde gö- rülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uya- rınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.03.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE: Dairemizin 2013/13486 esas, 2014/7261 karar sayılı ilamında karşı düşüncede olduğum olay; sanıklar T.. Ş.. ve A.D.. müdafiinin, sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesince cezalandırılmasına yetecek hukuka uygun, yasal ve yeterli olmayan deliller nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmesine karşın, mahalli mahkemece mahkumiyet kararı ile sonuçlandırılan ve heyetin çoğunluğunun suçun sübut bulduğunu kabul ettiği, ancak "82" adet merminin patlatılmaması nedeniyle 6136 sayılı Yasanın 13/4 fıkrasının mı, yoksa 13/3 fıkrasının mı? uygulanması gerektiğinin saptanması açısından bozulmasına karar verdiği hükümdür.
Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazılan 2012/238 sayı ve 03.03.2012 tarihli iddianamede özetle; “sanıkların gayri resmi ortak olarak oto lastikçiliği işi yaptıkları, bu iş yerinde sanıklardan A.. D.."in uzun namlulu silah ve mühimmat satışı yaptığına dair 20.11.2011 tarihli ihbar sonrasında dükkan içinde yapılan aramada uzun namlulu silahlarda kullanılmak üzere imal edilen "82" adet kalashnikov merminin, iş yerinde, klimanın iç kısmında bulunan havalandırma haznesinde ele geçirildiği, şüphelilerin ifade ve savunmalarında söz konusu isnat edilen suçu kabul etmedikleri gibi, haberleri olmadıklarını da savundukları, klimada yapılan bilirkişi incelemesine göre mermilerin bulunduğu yere giden herhangi bir kapak veya açık alan bulunmadığı, şüphelilere ait herhangi bir bulguya da rastlanmadığı, ticari maksatla bulundurulduğuna dair kanaate varılmadığı, 82 adet mermiyi bulundurma eylemi yönünden fiil ve irade birliği içerisinde hareket ederek suçu bire bir fail olarak işledikleri hususunda haklarında dava açmaya yeter şüphe bulunduğu ve ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği” belirtilmiştir. Sanıkların evlerinde arama yapılmış ancak herhangi bir suç eşyasına rastla- nılmamıştır. Mahkemenin tespitlerine göre sanıkların sabıkasız olduğu da bilinmektedir.
Mahkeme delillerin değerlendirilmesinde ayrıntılara yer vermemiş, özetle; “sanıkların, aynı iş yerini işlettiklerini ve birbirinden habersiz davranama- yacaklarını, suça konu mermileri iş yerlerindeki klimanın içine sakladıkları anlaşıl- dığından sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediğini ve eylemlerine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesi uyarınca cezalandı- rılmaları gerektiğini” belirtmiştir.
Görüldüğü gibi, mahkeme gerekçesini tahminlere dayalı bir şekilde sunmuş, bulundukları iş yerinin oto lastik tamirhanesi olması nedeniyle lastik patlaması veya havalarının inmesi neticesinde yolda kalan araçlara müdahale edilebilmesi için her iki sanığın da zaman zaman uzun süreli tamirhaneden ayrılabileceğini öngörememiştir.
Mermilerin üzerinde parmak izinin bulunmaması da sanıkların lehine düşünülmesi gereken bir husustur. Diğer önemli bir noktada sanıklardan A.. D.."in işyerinin eklentisi sayılan küçük bir odada geceleri de kalmasıdır. İşyerinde bulunan lavaboyu kullanmak için pek çok kişinin dükkan içine ve eklentiye girdiği dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Şayet bu konu da bir mahkemenin tereddütü varsa olay yerinde yapacağı bir keşifle durumu netleştirmesi gerekirken, bu husus da eksik bırakılmıştır. Ceza davasında sanığı cezalandırma anlamında kuşkuya yer verilmemesi gerektiği izahtan varestedir. Diğer bir deyimle sanığın atılı suçu işlediğine dair en ufak bir şüphe varsa bu şüpheden sanık veya sanıklar mutlak yararlanacaktır. Aksi takdirde tahmine dayalı bir hüküm verilmiş olur ki böyle bir sonuç Ceza Hukuku"nun ruhuna da aykırı bir durum yaratır. Kaldı ki söz konusu ihbarın sanıklardan sadece biri hakkında yapılmış olmasının hukuki anlamda nasıl bir sonuç doğurması gerektiği de karar yerinde tartışılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; sanıkların beraatleri yerine, sayın çoğunluğun “suçun sübut bulduğuna” dair düşüncesine katılamıyorum.