12. Ceza Dairesi 2019/10279 E. , 2021/3151 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık sürücü, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gündüz vakti iki şerit gidiş iki şerit geliş şeklinde bölünmüş, çift yönlü, yol şerit ve ayırma çizgilerinin mevcut olduğu karayolunda kendi istikametine göre yolun sağında seyir halindeyken önünde bulunan aracı sollamaya çalıştığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı yönden gelen araç trafiğinin kullanımına ayrılmış yol bölümüne girmiş, katılan ... sevk ve idaresindeki otomobile yandan çarparak katılana ait aracın şaranpole yuvarlanmasına sebebiyet vermesi sonucu sanığın asli kusurlu olarak katılanlardan birini basit tıbbi müdahale ile giderilebilir bir diğerini ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) dereceden etkileyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda,
Duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik bir talebi bulunmayan sanığın, talimat mahkemesince alınan beyanı sırasında, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan, sanığın, CMK"nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak, yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
1) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda, sanık tam kusurlu olmakla birlikte iki kişinin yaralandığı, yaralanmaların niteliği, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2) CMK"nın ""Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar"" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK"nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK"nın 51. maddesi hükmüne göre ertelenmesine karar verilmiş olmakla birlikte, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK"nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK"nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
3) TCK"nın 51/8. maddesi gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtar edilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.