Kasten öldürme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/3843 Esas 2016/3602 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/3843
Karar No: 2016/3602
Karar Tarihi: 17.10.2016

Kasten öldürme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/3843 Esas 2016/3602 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Sanık ve maktul arasında çıkan tartışma sonucunda, sanığın eline geçirdiği bıçakla maktulü öldürdüğü olayda, mahkeme sanığın kasten öldürme suçundan hüküm kurdu. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yapılan incelemede, suç niteliğinde hataya düşüldüğü ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama eyleminden ötürü cezalandırılması gerektiği belirlendi. Bu nedenle, mahkeme kararı bozuldu ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/4. maddesi 2. cümlesi uyarınca yaraların niteliği dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerektiği hüküm altına alındı. Mahkeme kararı TCK'nun 81, 29, 62. maddelerine dayandı.
1. Ceza Dairesi         2016/3843 E.  ,  2016/3602 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Kasten öldürme
    HÜKÜM : TCK"nun 81, 29, 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Kasten öldürme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2014 tarih, 2013/248 esas, 2014/182 sayılı kararıyla hükmün Dairemizin 01/02/2016 gün ve 2015/5169 esas, 2016/337 karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2016 gün ve KD-2014/304374 sayılı yazısı ile sanık hakkında TCK.nun 87/4. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle itirazda bulunulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 10.07.2012 gün, 2012/726-532 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı "Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında" Yasanın 99. maddesiyle, 5271 sayılı Yasanın 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle, 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun"un 308. maddesinin, 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 01/02/2016 gün ve 2015/5169 esas, 2016/337 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
    Oluşa, tüm dosya kapsamına göre; aynı iş yerinde çalışan sanık ve maktul arasında olaydan önce çay demleme meselesi yüzünden tartışma yaşandığı, sonrasında karşılaşmaları üzerine bu tartışmadan dolayı maktulün kendisini uyaran sanığa küfür etmesi, eliyle göğsüne vurmasıyla tekrar tartışma çıktığı ve sanığın eline geçirdiği bıçakla maktulü sol uyluk arkada müstakilen öldürücü ve sol subkostal bölgede ön aksiller hatta müstakilen öldürücü olmayacak şekilde yaraladığı, yere düştüğünü görünce eylemini bırakıp otelin diğer çalışanlarını çağırdığı ve ambulansı çağırmalarını istediği, ambulansla hastaneye götürülen maktulün vefat ettiği, Adli Tıp Kurumunun nihai raporuyla boyun yumuşak dokularında ekimoz, cervikal vertebra 4"de deplase kırık tespit edilmekle beraber medullar kanalda ve medulla spinaliste patoloji saptanmadığı dikkate alınarak kesici delici alet yaraları dışındaki travmatik lezyonların tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olmadığı, kişinin kesici delici alet yaralanması dışında travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı mütaalasının bulunması, sol uyluk arka alt 1/3"de 3,5 cm"lik popliteal arteri tam kat komple kesen yara sonucu bacak atardamarı kesisiyle oluşan dış kanama sonucu öldüğü, sanığın maktulün yaralanması üzerine eylemlerine devam etmeyerek olay yerinden uzaklaştığı, yara sayısı ve yaralardan sadece bir tanesinin hayati tehlikeye yol açması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu ve sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama eyleminden ötürü 5237 sayılı TCK.nun 87/4. madde 2.cümlesi uyarınca yaraların niteliği de dikkate alınarak, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç niteliğinde hataya düşülerek kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 17/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.