Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/19715
Karar No: 2018/5505
Karar Tarihi: 08.10.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2015/19715 Esas 2018/5505 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2015/19715 E.  ,  2018/5505 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ: KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı tarafından 127 ada 18 ve 129 ada 5 parsellerle ilgili olarak dava açıldığı halde bu parsellere ilişkin tutanak asılları getirtilmediği gibi bu parsellere ilişkin hüküm de kurulmadığı, kadastro davalarında tutanak asıllarının dosyada bulunması zorunlu olduğu halde çekişmeli 129 ada 3 parsele ait tutanak aslının getirtilmediği, diğer taraftan mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanında hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davalı tarafın bir kısım taşınmazları müşterek muris ...’den, 122 ada 235 parsel sayılı taşınmazı ise 3. kişiden satın aldığını savunduğu, böylelikle önceki bozma ilamında da değinildiği üzere satın alma ve paylaşımın varlığını kanıtlama yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalıların dayandığı 19.01.1989 tarihli paylaşım senedinin tek parsele ilişkin olması karşısında senedi imzalayan tanıklar dinlenerek senedin miras bırakandan intikal eden diğer taşınmazlarla ilgili olarak düzenlenip düzenlenmediği konusunda bilgi alınmadığı, davacıların davalıların dayandığı satış senetleri ile ilgili olarak iptal davası açacağı yönündeki bildirimlerinin, bu tür iddiaların hadise şeklinde Kadastro Mahkemesinde incelenmesinin ve değerlendirilmesinin mümkün olduğu göz önüne alınarak çözüme kavuşturulması, bu surette tarafların bildirdiği tüm delillerin toplanması, hayatta olan tüm senet mümzilerinin, senetleri onaylayan muhtar ve azaların dinlenmesi ve toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 115 ada 92, 122 ada 235, 127 ada 18, 129 ada 3, 160 ada 28 ve 51 parsel sayılı taşınmazların parsellerin tespit maliki ... vefat ettiğinden tek mirasçısı ... adına, 115 ada 82, 90, 129 ada 5, 130 ada 33, 133 ada 27, 160 ada 27 ve 52 parsel sayılı taşınmazların ise tespit maliki ... vefat ettiğinden miras payları oranında mirasçıları adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Çekişmeli 115 ada 82, 90, 92, 129 ada 3, 5, 130 ada 33, 133 ada 27, 160 ada 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
    2- 127 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın evveliyatından itibaren ...’ün kullanımında olup, taşınmazda ... haricinde ..."ün diğer mirasçılarının zilyetliğine hiç şahit olunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı..., çekişmeli taşınmazın müşterek murisleri ...’den intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek dava açmış, davalı taraf ise çekişmeli taşınmazı ortak kök muris ...’den satın aldığını savunmuştur. Çekişmeli taşınmazın ortak kök muristen kaldığı davalı tarafın kabulünde olduğu gibi taşınmaza ait kadastro tutanağının edinme hanesinde taşınmazın ...’den intikalen davalıya kaldığı belirtildiğine ve taşınmaza tespitte uygulanan ve taşınmaza uyduğu keşfen belirlenen vergi kaydı da ortak kök muris ... adına kayıtlı bulunduğuna göre taşınmazın müşterek muristen kaldığı kuşkusuzdur. Diğer taraftan tüm dosya kapsamına göre davalı taraf satın alma iddiasını da kanıtlayamadığına göre terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle, taşınmazlar üzerindeki davalı taraf zilyetliğinin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
    3- 160 ada 51 ve 52 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların üzerindeki müştemilatların yaklaşık 50 yıl evvelinde ... ve ... tarafından yapıldığı, taşınmazların bu şahıslardan önce ... isimli üçüncü bir şahıs tarafından kullanıldığı, taşınmazlarda ... ve ... haricinde ..."ün diğer mirasçılarının zilyetliğine hiç şahit olunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ...’den intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek dava açmış, davalı taraf ise çekişmeli taşınmazı 3. kişiden (...’dan) satın aldığını savunmuştur. Şu halde; taraflar arasındaki ihtilaf çekişmeli taşınmazların ortak kök muristen mi kaldığı yoksa 3. kişiden mi satın alındığı noktasında toplanmaktadır. 2015 tarihli keşif sırasında dinlenen 1946 ve 1953 doğumlu mahalli bilirkişiler taşınmazların bildiklerinden beri ... ve ...’ün kullanımında olduğunu, ancak taşınmazların bu kişilere ne şekilde intikal ettiğini bilmediklerini, 1950 doğumlu mahalli bilirkişi ve 1940 doğumlu tespit bilirkişisi ise taşınmazların yaklaşık 50 yıldır davalılar ... ve ...’ün kullanımında olduğunu, daha önce ise ... adlı kişiye ait olduğunu, ...’dan davalılara ne şekilde geçtiğini ise bilmediklerini beyan etmekle birlikte davacı tanığı olarak dinlenen ...’ın oğlu ... ise taşınmazın babasına ait iken tarafların ortak miras bırakanı ...ile takas ettiklerini, babasının dava konusu yere karşılık ...’a ait başka mevkideki taşınmazı aldığını beyan etmiştir. 2000 tarihli keşifte dinlenen 1341 doğumlu mahalli bilirkişi ve davacı tanığı olarak dinlenen ...’ın eşi ...’da taşınmazların ...’a ait iken tarafların ortak miras bırakanı ... ile takas ettiğini, dava konusu yere karşılık başka yerden yer aldığını beyan etmişlerdir. Şu halde; davalı taraf taşınmazı 3. kişiden satın aldığı iddiasını kanıtlayamadığına ve taşınmazın ortak muris tarafından takas yolu ile edinildiğinin anlaşılmasına göre terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle, taşınmazlar üzerindeki davalı taraf zilyetliğinin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
    4- 122 ada 235 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, taşınmazın evvelinden beri ...’ün kullanımında olup, taşınmazlarda ... haricinde ..."ün diğer mirasçılarının zilyetliğine hiç şahit olunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın müşterek murisleri ...’den intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek dava açmış, davalı taraf ise çekişmeli taşınmazı 3. kişiden satın aldığını ileri sürerek 21.01.1946 tarihli senede dayanmıştır. Ne var ki; senet yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların müşterek miras bırakanı ...’den mi kaldığı yoksa davalı tarafından 3. kişiden mi satın alındığı somut olarak ortaya konulmaksızın karar verilmiştir. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca ulaşabilmek için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın kimden geldiği, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kimin tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, tarafların kök murisinden intikal edip etmediği maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmak suretiyle davalının dayandığı satış senedi uygulanarak dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, tanık beyanları ile yerel ve tespit bilirkişilerin beyanları çeliştiği takdirde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye ve senet kapsamını göstermeye imkan verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine,
    08.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi