7. Ceza Dairesi 2018/10917 E. , 2021/2748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07.03.2017 tarih ve 2015/8-268 Esas – 2017/124 Karar sayılı; 17.01.2017 tarih ve 2015/15-536 Esas-2017/14 Karar sayılı; 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas- 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasınının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayacaktır. Kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise, denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında 23.02.2010 tarihinde işlediği 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nde yapılan yargılaması sonucunda, 14.07.2010 tarih ve 2010/816 Esas – 2010/1040 Karar sayılı kararıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmeksizin 27.09.2010 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda temyiz incelemesine konu 04.11.2013 tarihli hükmün kurulduğu,
Olay tarihinde sanığın yolcu olarak bulunduğu minibüste sanığa ait 7 şişe 1 litrelik 1 şişe 0.75 litrelik viski ele geçirilmesi şeklinde gelişen olayda, suç tarihi ve ele geçen eşyalar yönünden sanığa atılı eylemin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; 4733 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan TAPDK’nun aşamalardan haberdar olmadığı gibi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 14.07.2010 tarih ve 2010/816 Esas – 2010/1040 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmemiş olması karşısında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı, dava zamanaşımını kesen en son işlemin ise, sanığın savunmasının alındığı 14.07.2010 tarihi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 14.07.2010 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK"nun 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK"nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.