22. Hukuk Dairesi 2015/32455 E. , 2018/11881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 17.05.2011 – 07.09.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, işveren tarafından ücret alacağının ve fazla mesai, yıllık izin ücreti ve diğer izin günleri alacağının düzenli olarak ödenmediğini, bu nedenle iş akdinin müvekkili tarafından 08/09/2014 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 17/05/2011 - 24/10/2011 tarihleri arasındaki ilk çalışmasının istifa ile sona erdiğini, davacıya bu süre içerisinde alacaklarının tamamının eksiksiz ödendiği, davacının üst üste dört gün işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, talep konusu alacaklarının doğmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Taraflar arasında davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı ve fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu ile söz konusu alacaklarla ilgili yapılacak değerlendirmeye göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili çalışmaları için de geçerlidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkiişi raporunda, davacının iş akdini işe gitmeyerek eylemli olarak sona erdirdiği, son bir yılda 3 vardiya şeklinde çalışılması sebebiyle fazla mesainin bulunmadığı, 2012 ve 2013 yılları bakımından ise imzalı üret bordrolarında fazla mesai tahakkukuna yer verildiği, davacının ihtirazi kayıt bildirmeksizin ilgili ödemeleri aldığı, resmi tatil ücreti bakımından tüm bordrolarda tahakkuka yer verildiği ve bordroların imzalı olduğu, hafta tatili bakımından ise haftanın 6 günü çalışıldığı ve birkısım bordrolarda hafta tatili mesaisi adı altında ek ücret tahakkukkuna yer verildiği gerekçeleriyle davacının ilgili alacaklara hak kazanamadığı tespitine yer verilmiştir. Ancak dosya kapsamına yer alan belgelerin incelenmesinde, bilirkişi raporunda dışlandığı belirtilen bordrolardaki tahakkukların zamsız tahakkuk olduğu, fazla çalışmaya ilişkin tahakkukların sembolik nitelikte bulunduğu, kimi aylarda tahakkuk dahi bulunmadığı, davacının vardiyalı çalıştığı ve vardiyalı çalışmasına denk gelen ulusal bayram ve genel tatil alacaklarıının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple belirtilen hususlara dikkat edilmek suretiyle, tanık beyanları, belgeler ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilmek suretiyle fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması ve sonucuna göre davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı tespit edilmek suretiyle kıdem tazminatının yeniden değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.