11. Hukuk Dairesi 2019/1419 E. , 2020/164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/12/2017 tarih ve 2016/837 E- 2017/1162 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi"nce verilen 13/12/2018 tarih ve 2018/737 E- 2018/1512 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı şirketin ortaklarının her biri %20 paya sahip ..., ..., ... ile müvekkilleri... ve ... olduğunu, müvekkili ..."un davalı şirketin kuruluşundan bu yana müdürlük görevini yürüttüğünü, sürenin bitmesi sebebiyle 20/09/2016 tarihinde genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, müvekkilleri ile diğer kardeşleri arasındaki husumetin toplantıya yansıdığını, dava konusu genel kurul toplantısına müvekkilleri ile ..."ın asaleten katıldığını, ... ve ..."u vekaleten ...’ın temsil ettiğini, genel kurulun sadece ortaklar arasında yapılması gerekirken başkalarını da toplantıda hazır bulunduran ...’ın müvekkilleri üzerinde baskı kurmaya çalıştığını, gündemi kendi bildiği gibi ve daha önceden tasarladığı şekilde uyguladığını, dilediği hususları tutanağa geçirdiğini, imza yetkisi olmamasına rağmen tutanak ve eklerini imzaladığını, divan başkanının oybirliği ile seçilmediğini, bu hususta müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, imza yetkisi olmamasına rağmen tutanak ve eklerini katiple birlikte imzaladığını, müvekkillerinin belirttikleri muhalefet şerhlerini yazılı olarak almadığını, kendi usulüne göre zapta geçirdiğini, ..."ın ve ..."ın müşterek müdür olarak seçildiğini ve gündemde bulunmamasına rağmen ..."a aylık 10.000,00 TL maaş bağlanmasın ilişkin (5) nolu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, şirketin mali durumu ile bağdaşmadığını ve bu nedenle iptalinin gerektiğini, ayrıca genel kurul toplantı tutanağının 4 numaralı ekinde, “Şirketin aktifinde kayıtlı taşınmazların şirket leh ve aleyhinde tasarruf halinde ortakların tamamının muvafakatının alınmasına oybirliği ile karar verilmiştir” şeklinde karar alındığını, bu kararın oybirliği ile alınmış olmasına ve divan başkanı tarafından imzalanmış olmasına rağmen toplantı tutanağına bu hususun ayrıca yazılmadığını ileri sürerek 20/09/2016 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine,
aksi takdirde genel kurul tutanağının (5) nolu maddesinde belirtilen ... ve ..."ın müdür seçilmesi ve ..."a 10.000,00 TL ücret ödenmesi ile ilgili kararın dürüstlük kuralına aykırı olması, şirket mali tabloları ile uyuşmaması, şirket menfaatine olmaması, gündeme bağlılık ilkesine aykırı olması sebepleriyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısı ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, divan başkanının oybirliği ile seçildiğini, gündeme bağlılık ilkesi doğrultusunda genel kurulu idare ettiğini, gündemde şirkete müdür atamasının yapılması hususu belirtilmiş olmakla atanacak olan müdürün aynı başlık altında alacağı ücret hususunun da görüşülmesinin usule aykırı olmadığını, davacıların muhalefet şerhlerinin yazıldığını, tek taraflı tutanak düzenlendiği iddiasının doğru olmadığını, taşınmaz ile ilgili kararın toplantı tutanağında yer almamış olsa da bir genel kurul kararı olarak değil centilmenlik anlaşmasına istinaden alınmış bir karar olduğunu, bu hususun toplantı tutanağına eklenmesinde hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; toplantı başkanlığına ..."ın oybirliği ile seçildiği, davacıların gündemin 5. maddesine muhalif kaldıkları ve muhalefet şerhlerini ayrı bir tutanak ile divan başkanlığına verdikleri, davalı şirket genel kurulunda alınan karaların TTK"da emredici ağırlaştırılmış nisap öngören kararlardan olmayıp, bu hususta şirket esas sözleşmesinde de özel bir nisap öngörülmediği, toplantıda alınan kararlar esas sözleşme değişikliği gerektirmediğinden toplantı karar nisabının TTK"nın 418. maddesine istinaden belirleneceği, davacıların şirketteki pay oranının %20 olduğu dikkate alındığında bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır olduğu toplantıda toplantı ve karar yeter sayılarına aykırılık dolayısıyla iptal koşullarının oluşmadığı gibi toplantı tutanağının sadece divan başkanı tarafından imzalanması yeterli olduğu, davacıların ..."ın divan başkanlığına seçilirken oylama yapılmadığına ilişkin iddialarını ispat edemedikleri ve buna göre butlan koşullarının oluşmadığı, davalı şirket genel kurulunun iptali talep edilen 5 nolu gündem maddesinin müdür seçimine ilişkin olduğu, yapılan seçim kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içermediğinden iptal koşullarının bu madde bakımından oluşmadığı, 5 nolu gündem maddesi müdür seçimi yanında müdür ..."a aylık 10.000,00 TL ücret ödenmesine ilişkin olup daha önceki genel kurul toplantılarında şirket müdürü için herhangi bir ücret belirlenmediği, 20/09/2016 tarih Ortaklar Kurulu Toplantısında ortak olmayan şirket müdürü için tayin edilen ücretin şirketin mali durumu dikkate alındığında münasip olmadığı, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içerdiğinden iptal koşullarının oluştuğu, limited şirket genel kurul toplantısının nasıl yapılacağı, gündemin nasıl belirlenip toplantının nasıl icra edileceği kanunda açık olup gündemde yer almadığı için görüşülmeyen veya gündeme madde olarak eklenip görüşülüp oylanmayan ve genel kurul tutanağında yer almayan bir hususun sonradan genel kurul tutanağına eklenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 20/09/2016 tarihinde yapılan 2015 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların butlanına ilişkin davada butlan nedenlerinin bulunmadığına, gündemin 5 numaralı maddesi ile alınan ve müdür seçilen ..."a 10.000,00 TL aylık net ücret ödenmesine ilişkin kararın iptaline, gündemin 5 numaralı maddesi ile alınan ve dava dışı Onur Demritaş ile Dudu Demritaş "ın müdür seçilmelerine ilişkin karara yönelik talebin reddine, toplantı tutanağının 4 numaralı ekinde yer alan ve divan başkanı tarafından da imzalanan kararın toplantı tutanağına eklenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi"nce; yokluk ve butlan koşullarının somut olayda oluşmadığı, dava konusu genel kurulunun 5 numaralı gündem maddesinde karara bağlanan müdür seçimi yönünden esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içermediğinden iptal koşulları bu madde bakımından oluşmamış ise de aynı maddede yer alan müdür ... için tayin edilen 10.000,00 TL ücretin, şirketin mali yapısı ve durumu gözönünde tutulduğunda münasip olmadığı, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık içerdiğinden iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı şirkete ait taşınmaz malların, şirketin leh ve aleyhinde tasarrufta bulunulabilmesi için oybirliği şartı aranmasına ilişkin kararın genel kurul toplantı tutanağına eklenmesini talep edilmiş ise de gündemde yer almadığı için görüşülmeyen veya gündeme madde olarak eklenerek görüşülüp oylanmayan ve genel kurul tutanağında yer almayan bir hususun sonradan genel kurul tutanağına eklenmesinin mümkün bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesi yerinde olduğu gerekçesiyle HMK"nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, 20.09.2016 tarihli genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece dava konusu davalı şirket genel kurul toplantısında 5 numaralı gündem maddesiyle alınan müdür ücretinin aylık 10.000,00 TL olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün, müdür için öngörülen ücretin makul miktarda olmadığı, bunun da kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Dava konusu genel kurul ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 394. maddesinde, yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hükmü düzenlenmiştir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda “ortaklar kurulunda müdür için tayin edilen ücretin şirketin 2015 yılını 5.653,16 TL zararla kapattığı gözönünde tutulduğunda 2016 yılındaki zararını daha da artırıcı nitelikte bulunduğu ve fahiş olduğu” görüşüne varılmış ise de bu görüş şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı incelenmeden bildirilmiştir. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.