20. Hukuk Dairesi 2017/6375 E. , 2020/445 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro sırasında, ...mahallesi, 236 ada 7 parsel, 237 ada 1 parsel, 238 ada 1, 2 ve 3 parsel, 239 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar, tarla niteliği ile belgesizden "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı ve kullanım durumu" beyanlar hanesine yazılarak, Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... mahallesi, 236 ada 7 parsel, 237 ada 1 parsel, 238 ada 1, 2 ve 3 parsel, 239 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların idarelerince yol olarak kullanıldığını, yol inşaat ve emniyet sahası içerisinde kalan bu taşınmazların kamulaştırma planı nazara alınmadan kadastro müdürlüğünce davalı adına yapılan tespit ve sınırlandırmalarının iptali ile yola terkinine, kamulaştırma ve hudut genişliğinin korunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, ... mahallesinde bulunan 236 ada 7 parsel, 237 ada 1 parsel, 238 ada 1, 2 ve 3 parsel, 239 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 2/B kullanım kadastrosunun tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kozluk mahallesinde 766 sayılı Kanuna göre tapulama çalışmaları ve 22/a maddesine göre yenileme çalışmalarının yapıldığı, çalışmaların 18/08/2011 tarihinde kesinleştiği, 19.01.2003 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece; dava kadastro tespitine itiraz olarak nitelendirilip işin esası incelenerek hüküm kurulmuş ise de anılan karar usul ve yasaya aykırıdır. Zira, bilindiği ve 6100 sayılı HMK’da düzenlediği üzere, “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir” (m.1). Keza, “mahkemenin görevli olması” dava şartlarındandır (m. 114/1-c) ve “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır(m 115/1). Ayrıca “Dava şartlarına aykırılık bulunması” aynı kanunun 371/1-b maddesinde “bozma sebebi” olarak sayılmıştır.
6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler hakkında 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi uyarınca düzenlenen kadastro tutanağına karşı askı ilanı süresinde beyanlar hanesindeki şerhe yönelik açılacak davalarda kadastro mahkemesinin görevli olduğu kuşkusuzdur. Ancak, açılan davada taşınmazın mülkiyeti talep ediliyorsa bu gibi yerlerin mülkiyet durumu daha önce kesinleşmiş olduğundan; kadastro mahkemesinin görevli olmadığının düşünülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ...; “taşınmazların davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptalini, yola terkinini ve kamulaştırma ve hudut genişliğinin korunması" talepli davasını 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 4. maddesi uyarınca düzenlenen kullanım kadastrosu tutanağının askı ilan süresi içinde açmış olup, talebi mülkiyete ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına yapılan tespitin ve taşınmazların vasfının dava edildiği ancak davaya konu taşınmazların vasıf ve mahiyetlerinin 2013 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı yanın talebinin mülkiyete ilişkin olması ve şerhe yönelik olmaması nedeniyle görevli mahkeme, kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkemedir.
Yukarıda değinildiği üzere görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Belirlenen bu duruma göre, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.