Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/466 Esas 2010/3401 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/466
Karar No: 2010/3401
Karar Tarihi: 21.06.2010

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2010/466 Esas 2010/3401 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2010/466 E.  ,  2010/3401 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tescil

    ... ile Hazine ve Yavuzköy Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.01.2009 gün ve 380/21 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
    K A R A R
    .
    Davacı vekili, dava konusu taşınmazın vekil edenine miras bırakanından kaldığını ileri sürerek mevkii ve sınırları yazılı tahmini 28 dönüm taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Nüfus kayıtlarına göre, davacının miras bırakanı ... 15.12.1977 tarihinde ölmüştür. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup, taksim hakkında bir açıklama da yapılmamıştır. TMK.nun 701. maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir mirasçının elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarrufda bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılması ( olurlarının alınması) veya TMK.nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi de mümkün değildir. Davacının terekeye dahil bir taşınmaz için 3. kişilere karşı tek başına böyle bir dava açma sıfat ve yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.