10. Hukuk Dairesi 2015/21965 E. , 2018/2219 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Asıl dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine, karşı dava ise; yersiz olarak ödenmeyen emekli maaşlarının ve yersiz olarak tahsil edilen Sosyal Güvenlik Destek primlerinin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı-karşı davalı Kurum ve davalı-karşı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
22.04.2011-22.08.2012 tarihleri arası dönemde ... Belediye Başkanlığı"na ait işyerinde çalıştığının anlaşılması üzerine 5335 sayılı Yasanın 30. madde hükmü uyarınca 15.01.2011 tarihinden itibaren SSK’dan bağlanan yaşlılık aylığının iptaliyle 22.04.2011-22.08.2012 tarihleri arası dönem için tahakkuk ettirilen yersiz aylıkların tahsili amacıyla yapılan icra takibinde itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olan davada, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalı-karşı davacının 08.04.2011-03.10.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının ... Belediye Başkanlığında geçtiği, bunun dışındaki diğer çalışmalarının özel tüzelkişi işyerlerinde olduğu, davalı-karşı davacıya 2012 yılı ağustos ayı emekli maaşının ödendiği, eylül, ekim ayı yaşlılık aylıklarının ödenmediği anlaşılmaktadır.
SSK’dan yaşlılık aylığı alırken 5335 sayılı Yasa kapsamındaki işyerindeki 08.04.2011-03.10.2011 tarihleri arasındaki çalışmaları nedeniyle, çalışma dönemine ilişkin olarak yapılan aylık kesme ve yersiz aylık tahakkuku işlemleri davanın yasal dayanağını oluşturan 5335 sayılı Yasa’nın 30. madde hükmü uyarınca yerindedir.
Öte yandan 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren (Değişik ibare:13.02.2011 - 6111 S.K./44.mad) yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, (Değişik ibare:13.02.2011 - 6111 S.K./44.mad) yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmamakta olup, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile önceki mevzuatta yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Dosya kapsamından; yersiz ödenen aylık ve faiz hesabı yapılırken 5510 sayılı Kanunun 96/a maddesi hükümlerine dayalı olarak faiz hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 96/b maddesine dayalı olarak hesap ve değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca davalı-karşı davacı vekili tarafından, dosya kapsamında bulunan 30.09.2014 tarihli Kurum yazısına dayalı olarak yersiz ödeme yapılmadığı ve davanın reddi gerektiği belirtilmektedir. Bu kapsamda, davalı-karşı davacıya uyuşmazlık konusu dönem olan 22.04.2011-22.08.2012 tarihlerinde yaşlılık aylıklarının nasıl ve nereden ödendiği tespit edilerek, yersiz aylık ödemesi yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca 22.04.2011-03.10.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin olarak davacının tüm sigorta kollarına tabi primlere ilişkin sigortalı hissesi mahsup edilerek SGDP lerinin iadesine karar verilmelidir.
O hâlde, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 19.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.