18. Hukuk Dairesi 2015/2100 E. , 2015/14672 K.
"İçtihat Metni"Davacı ... ile davalılar ... vd. aralarındaki .... .... .... Köyü .... ... mevkii 480 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak bedelinin tahsili davasına dair Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.09.2012 günlü ve 2011/122-2012/319 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 07.10.2013 günlü ve 2013/14525-2013/13057 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya ve eklerinin yeniden incelenmesi sonucunda; 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 7. madde hükmüne dayalı olarak davanın reddi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş ise de; 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak 14.09.2015 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 13.11.2014 günlü 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile Geçici 7. maddenin iptaline karar verildiğinden ve dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak 1975 yılında yapılan kamulaştırma ile ilgili tapu maliki ... adına çıkartılan kamulaştırma evrakı tebliğ edilmeden iade edildiği ve dolayısıyla tapu malikine kamulaştırma evrakının yöntemince tebliğ edilemediği, ayrıca çekişmesiz kamulaştırma bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin bilgi ve belge ibraz edilemediği, dolayısıyla idare adına tescil şartlarının oluşmadığı, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı ve davacının bu davayı açmakta haklı olduğu dikkate alındığında; Dairenin bozma kararının yerinde olmadığı, ancak mahkeme kararının bu kez aşağıda yazılı nedenlerle bozulması gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 07.10.2013 gün ve 2013/14525 Esas, 2013/13057 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verilip dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin yeniden incelenmesi sonucunda;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaza 1976 yılında havaalanı pisti olarak fiilen el atıldığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazın bu tarih itibariyle imar planı içinde olup olmadığının, imar planı içinde ise ilk olarak imara alınış tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber tüm belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadığı, özellikle etrafının meskûn olup olmadığı, taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca (nazım imar planı içinde bulunan ancak, belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskûn yerler arasında yer almayan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi için) bu plan içine alındığı tarih ve plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına
alındığı, yerleşim merkezlerine uzaklığı, sınırları ve mücavir alan içinde yer aldığı belediyenin nüfus ve yapılaşma yoğunluğu, genişleme hızı, taşınmazın altyapı hizmetlerine yakınlığı, ulaşım olanakları, kullanma biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma imkanları, bu verilere göre taşınmazın nazım planının hazılanma amacı olan uygulama imar planı kapsamına alınmasının yakın bir olasılık olması vs. gibi hususların (krokiye bağlanarak açıkça gösterilmek suretiyle) ilgili belediye başkanlığından sorularak alınacak cevap yazılarına göre dava konusu taşınmazın nitelikleri tespit edilerek bu niteliklerine (arsa-arazi) uygun olarak değerlendirme yapılmak gerekirken yetersiz araştırma ve eksik incelemeye dayalı oarak taşınmaza arsa olarak değer belirleyen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
2-Dava konusu taşınmazın dava tarihi, emsal olarak incelenen taşınmazların ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihleri itibariyle imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak, dava konusu taşınmazın kadastro, emsal taşınmazların ise imar parselleri olduklarının anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerekirken, dava konusu taşınmaz ile emsal olarak incelenen 2112 parsel ile 643 ada 1 parsel sayılı taşınmazların imar parseli olup olmadıkları araştırılıp buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya getirtilmeden ve ayrıca hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan 2112 parselin kadastro parseli olduğu belirtildiği halde, hesaplama yapılırken karşılaştırma sonucu bulunan değerden düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle kendi içinde çelişki yaratılmak suretiyle bu çelişki de giderilmeden değerlendirme yapılmış olması,
3-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarih, 2013/95 Esas ve 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında 09/10/1956 tarihi ile 04/11/1983 günü arasında fiilen el atılan taşınmazlarla ilgili açılan kamulaştırmasız el atma davalarında Geçici 6.maddenin 7.fıkrası gereği harç ve vekalet ücretinin maktu olarak, 04/11/1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden açılan davalarda ise mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin genel hükümler doğrultusunda nispi olarak uygulanması gerekmektedir. Buna göre 1976 yılında fiilen el atılan dava konusu taşınmaza fiilen el atma tarihi dikkate alınarak harç ve vekalet ücretlerinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 19.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.