20. Ceza Dairesi 2015/14771 E. , 2016/4471 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar (sanık ... hakkında)
2-Mahkûmiyet (Diğer sanıklar yönünden)
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Gerekçeli kararın başlık kısmında, suç tarihi olarak, "30/04/2011, 14/05/2011, 01/06/2011, 06/06/2011 26/06/2011, 30/07/2011, 31/07/2011, 23/08/2011, 26/08/2011, 17/10/2011" tarihleri yerine, "2011" yılının gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1-Sanık ... hakkında temyiz isteminin reddine ilişkin 03/04/2013 tarihli ek kararın temyiz incelemesinde;
20/12/2012 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmün, süresinden sonra 26/03/2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, yasaya uygun olarak verilen 03/04/2013 tarihli ret kararının ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... müdafiinin, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra olması ve hükmedilen cezanın süresi dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK"nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Oluş ve kabule göre, uyuşturucu madde satın almak isteyen kullanıcı ..."ı, diğer sanık ..."e yönlendirmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemi itibariyle sanık ..."in faillik statüsünün “yardım eden” olarak nitelendirilmesi ve hakkında TCK"nın 39. maddesi 2. fıkrası c bendinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesi,
2-Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
4-Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ... hakkında 30/07/2011 ve 23/08/2011 tarihli eylemlerden dolayı 05/12/2011 tarihli iddianame ile temyiz konusu davanın açıldığı; UYAP ve temyize konu dosya üzerinden ulaşılan bilgilere göre ise, 26/08/2011 tarihli eylemi nedeniyle 06/09/2011 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine ....Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/70 – 31 sayılı ilamı ile TCK"nın 188. maddesinin 3. fıkrası uygulanarak 8 yıl hapis ve 6.000 TL adlî para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün 10. Ceza Dairesinin 2012/2397 esas, 2013/3553 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, suç ve iddianame tarihleri itibari ile hukukî kesintinin gerçekleşmediği anlaşıldığından; 30/07/2011 ve 23/08/2011 tarihli eylemler ile kesinleşen davaya konu olan 26/08/2011 tarihli eylemin “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde; zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK"nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasında”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde” zorunluluk bulunması,
2- Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
30/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.