23. Hukuk Dairesi 2014/7895 E. , 2015/1009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...ile davalı ... vekili Av. ... ve diğer davalı şirket vekili Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ... ve ...nin ..."nden hastane ön izin alınması ve mimari projenin yapılması, hastane ruhsatının hazırlanıp hastanenin açılabilir duruma getirilmesi hususunda 05.08.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 8 ve 9. maddelerinde müvekkili şirketin yapması gereken işlerin düzenlendiğini ve müvekkilinin edimlerini yerine getirerek ..."nden hastane ön izninin alındığını, sözleşmenin 9/4-c maddesinde de müvekkilinin alacağının 60.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafın bu bedelin 30.000,00 TL"sini ödediğini, ancak bakiye miktarın keşide edilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin davalılardan 3.000,00 TL fizibilite raporu düzenlenmesi nedeni ile alacaklı olduğunu, bu alacakların tahsili için girişilen takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının bu davada taraf ehliyeti bulunmadığını, zira sözleşmeyi imzalayan ve takibe geçen gerçek kişinin “Dr. ....” olduğunu, oysa davanın “.....” şirketi tarafından açıldığını, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmede ismi ve imzası bulunsa da, davacının keşide ettiği ihtarnamede müvekkilini muhatap olarak kabul etmediğini, davanın müvekkili yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca davacının sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, hastane ön izninin diğer davalı şirket tarafından alındığını, fizibilite raporunun sözleşme konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı .... vekili ise, davacı şirketin sözleşmede taraf olmadığını, sözleşmeyi Dr. .. isimli kişinin imzaladığını, ayrıca davacının yüklendiği edimleri yerine getirmediğini ve sözleşmeyi ihlal ettiğini, hastane ön izninin müvekkili tarafından alındığını, taraflar arasında vekalet ilişkisi kurulmadığını, mimari proje onayının da müvekkili tarafından alındığını, fizibilite raporunun sözleşme konusu olmadığını ifade ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 05.08.2010 tarihinde Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, toplam iş tutarının 60.000,00 TL olduğu ve 30.000,00 TL"nin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının işin bedelinin tamamına hak kazanıp kazanmadığı konusunda teknik rapor alınması gerektiği, ancak davacı vekilinin 18.03.2014 tarihli duruşmada tanık beyanlarına ve mevcut delillere göre, karar verilmesini talep ettiği, mevcut delil durumuna göre, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden husumetten, diğer davalı yönünden de esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar, davalıyla yapılan 05.08.2010 tarihli danışmanlık sözleşmesinin Dr. ... tarafından imzalandığı ve takibe de adı geçen kişi tarafından geçildiği, ancak dava dilekçesinde davacı olarak ..... olarak gösterilmiş ise de davacı vekilince verilen 09.03.2012 tarihli dilekçede davacının Dr. ...olduğu ancak maddi hata nedeniyle dava dilekçesinde davacı olarak ... gösterildiğini, bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı belirtilerek HMK"nın 124/3. maddesi uyarınca maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece 15.05.2012 tarihli duruşma ara kararında da davacının Dr. .. olduğu kabul edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında davacı olarak ... gösterildiği görüldüğünden yapılan maddi hatanın mahkemesince yerinde düzeltilebileceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.