Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/44895
Karar No: 2015/2732

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/44895 Esas 2015/2732 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2014/44895 E.  ,  2015/2732 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen dosya davalısı avukatınca duruşmalı, davalı-birleşen dosya davacısı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-birleşen dosya davalısı vekili avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalıya 30.9.2010 tarihinde 10.000,00 TL, 11.10.2010 tarihinde 10.000,00 TL borç para gönderdiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlattığı takibe haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, 2008 yılından beri davalı ile borç alma ilişkilerinin süregeldiğini, aldığı borçların geri ödemelerini banka aracılığı ile yaptığını, bu şekilde toplam 430.773,00 TL ödediğini, bunun aldığı borcun çok üzerinde olduğunu, ayrıca borcu fazlası ile ödemesine rağmen teminaten verdiği senetlerin de takibe konulduğunu savunarak asıl davanın reddini, açtığı birleşen dava ile ise; fazladan ödediği 130.730,65 TL nin tahsilini dilemiştir.
    Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2011/6176 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 16.643,00 TL üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın ise kabulü ile 130.730,65 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- asıl dava davacısından tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-Dava, borç ilişkisine dayalı itirazın iptali ve birleşen dava ile de istirdat istemine ilişkindir. Asıl davada davacı, davalıya banka havalesi ile borç olarak gönderdiği toplam 20.000,00 TL ödenmediği iddiası ile başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiş, davalı ise borç ilişkisini doğrulamakla birlikte aldığından çok daha fazlasını ödediğini, takip yönünden borcu kalmadığını savunmuş ve birleşen dava ile de fazladan ödediğini ileri sürdüğü meblağın istirdadı istemini dile getirmiştir.
    Her iki davada da uyuşmazlığın miktar itibariyle kesin, yasal delillerle ispatlanması gerektiği açıktır. İtirazın iptali davasına konu 30.9.2010 ve 11.10.2010 tarihli banka havalelerinde açıklama kaydı bulunmamakla birlikte, borç olarak gönderildikleri çekişmesizdir. Davacı, önceleri davalıya elden borç para verdiğini, sonrasında havale ile göndermeye başladığını, zaman zaman da borca teminaten senetler aldığını belirtmiştir. Davalı-birleşen dosya davacısı ise, aldığı borçlara karşılık verdiği bu senetlerin takip konusu yapıldığını, itfa nedeniyle takibin iptali talebinin icra hukuk mahkemesinde reddedilmesi üzerine zaten ödemiş olduğu ve fakat asıllarını alamadığı senet bedelleri için icra zoru ile 130.730,65 TL ödemek zorunda kaldığını, hesap hareketleri incelendiğinde borç aldığından çok daha fazlasını ödediğinin anlaşılacağını, bu nedenle icra zoruyla ödediği 130.730,65 TL nin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki hesap hareketleri incelenmiş ve mahkemece davalı-birleşen dosya davacısının fazladan para gönderdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı- birleşen dosya davacısı, ödemelerinin daha önce hakkında kesinleşen icra takibine konu senetlere ilişkin olduğunu yazılı belge ile ispatlayamadığı gibi, asıl davaya konu banka havalelerinde geçen paranın ödendiği savunmasını da aynı şekilde kesin delillere dayandıramamıştır. Başka bir deyişle 20.000,00 TL lik havale yönünden ispat külfeti ödeme yaptığını savunan asıl dosya davalısında olup, bu yerine getirilemediği halde bilirkişinin havalelere yakın tarihlerdeki hesap hareketlerinin bu borca mahsuben yapıldığına ilişkin soyut kabulüne dayanılarak asıl davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, birleşen davada da senetlerin vade tarihlerinden sonra yapılan geri ödemelerin senetlerin toplam bedelinden fazla olduğu, bu halde istirdat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmesi usulsuzdür. Asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı savunma ve iddiasını yazılı delil ile ispatlayamamış ise de, davaya cevap ve birleşen dava dilekçesinde "her türlü yasal delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından bu husus hatırlatılarak her iki dava ile ilgili olarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı ... lehine BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı-birleşen dosya davacısından alınarak davacı-birleşen dosya davalısına ödenmesine, peşin alınan 2.232,55 TL. temyiz harcının istek halinde davacı-birleşen dosya davalısına, peşin alınan 284,25 TL harcın davalı-birleşen dosya davacısına iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 5.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi