
Esas No: 2015/25453
Karar No: 2016/2095
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/25453 Esas 2016/2095 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Ziynet Eşyası Alacağı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 15.09.2015 gün ve 1906-15916 sayılı ilamıyla ilgili davalı erkek tarafından, ziynet eşyası alacağı yönününden karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı kadın dava dilekçesinde tek tek saydığı ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bedeli 10.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesini talep etmiş, 29.05.2015 tarihinde ise ziynetlere yönelik bedel talebini 20.945,00 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece; kadının ziynet eşyası alacağına yönelik talebinin kabulü ile "11 adet çeyrek altın, 5 adet 22 ayar ortalama 20 gr. burma bilezik, 2 adet 22 ayar 20 gr. bileziğin aynının ve 2.750,00 TL"nin davacıya iadesine, mümkün olmaması halinde ziynetlerin ve nakit paranın ederleri toplamı 15.265,00 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının başlangıçta faiz talebinde bulunmaması sebebiyle ıslah dilekçesinde yer alan faiz isteği, ıslahla arttırılan kısım için ve ıslah tarihinden itibaren geçerlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre, dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yükelenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.Hal böyleyken; ziynetler yönünden hüküm altına alınan miktarın 5.265,00 TL"lik kısmına ıslah tarihi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece kabul edilen ziynet eşyalarının değerlerinin hükümde ayrı ayrı gösterilmemesi de, infazda tereddüt oluşturabileceğinden doğru değildir. Ancak bu hususunun ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığı anlaşılmakla, davalı erkeğin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.09.2015 tarih ve 2015/1906 esas, 2015/15916 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin ziynetlere yönelik 7 nolu hüküm bendinin yukarıda açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple davalı erkeğin karar düzeltme talebinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440-442. maddeleri uyarınca KABULÜNE, Dairemizin 15.09.2015 tarih ve 2015/1906 esas, 2015/15916 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynetlere yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.08.02.2016(Pzt.)