3. Hukuk Dairesi 2016/17957 E. , 2018/7466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 03.07.2018 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı eşi aleyhine açtığı boşanma davasının derdest olduğunu, düğünde kendisine takılan 10 adet ... Burması bilezik ile 1 adet kalın burma bileziğin muhafaza edilmek amacıyla davalı tarafından elinden alındığını, davalının açılan boşanma davasının fazla uzatılmaması halinde bileziklerin bir kısmını iade etmeyi teklif ettiğini ileri sürerek; ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinden şimdilik 5.000 TL"nin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ziynet eşyalarının değerinin 24.054,03 TL olarak belirlenmesi üzerine eksik harcı yatırmıştır.
Davalı; davacıya evlilik hediyesi olarak 10 adet ... Burması bilezik verdiğini, iddia edildiği gibi 1 adet kalın burma bileziğin takılmadığını, davacının bileziklerini devamlı olarak taktığını, kendisinin evde olmadığı sırada evi terk eden davacının bileziklerini yanında götürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, ziynet eşyasının rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalar oldukları, evden ayrılan kadının bunları üzerinde götürebileceği, normal şartlarda ziynet eşyasının kadının yanında olduğunun kabulü gerektiği, müşterek evden kendi isteği ile ayrılan davacının ziynet eşyalarının miktarını ve davalı tarafta kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın, 1 adet kalın burma bileziğe yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı tarafın diğer ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, davalı eşte kaldığı ileri sürülen 10 adet ... Burması diye adlandırılan ziynet eşyasının iadesi istemine ilişkindir.
Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyalarının, düğünden sonra davalı tarafından muhafaza edilmek üzere elinden alındığını ve bir daha iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı koca ise evden ayrıldığı sırada davacının ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü savunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece dinlenen davacı tanıklarından ..., davalının 4-5 yıl önce davacıya ait olduğunu bildirdiği 3 çift ... Burması bileziği vermesi için kendisine teslim ettiğini, ancak davacının ziynet eşyalarının daha fazla olduğu gerekçesiyle bilezikleri almadığını, sonrasında bilezikleri davalıya iade ettiğini beyan etmiştir. Aksine ciddi delil ve olaylar bulunmadıkça aslolan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık, tanıkların doğru söylemediği anlamına gelmez. Dosyada, davacı tanığının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğine dair bir sebep ve delil de bulunmamaktadır.
Bu durumda; davacı, 10 adet ... Burması bileziğinin muhafaza edilmek üzere davalıya verildiği ve sonradan iade edilmediği yönündeki iddiasını ispatlamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; 10 adet bileziğin düğünde davacı kadına takıldığının davalı koca tarafından kabul edildiği, sonrasında davacı kadına ait bileziklerin davalı kocada kaldığı yönündeki iddianın da toplanan deliller ile ispat edildiği gözetilerek, davanın bu ziynetler yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı taraf yararına BOZULMASINA, 1.630’ar TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin yekdiğerinden alınıp yekdiğerine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.