13. Hukuk Dairesi 2018/5252 E. , 2019/2095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğunu, davalının avukatı sıfatı ile yer aldığı dosyada karar verilmesi üzerine, ilgili kararın icrası için lehine ... 3. İcra Müdürlüğü"nün 2010/2122 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibinin borca itiraz üzerine durduğunu, itirazın iptali için ... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2013/310 esas sayılı dosyası ile açılan davanın lehine sonuçlandığını, davalının vekil sıfatı ile %40 icra inkar tazminatı da dahil olmak üzere icra dosyası alacağını, vekaleten tahsil etmesine rağmen, tahsil ettiği miktarın bir kısmının kendisine ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 32.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı verdiği cevap dilekçesinde davacıya sadece 23.244,00 TL borcu olduğunu ve bu borcunu da faiziyle ödeyeceğini, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir
Mahkemenin verdiği yetkisizlik kararı sonrasında, dairemizin 13.04.2017 tarih, 2015/40800 esas ve 2017/4510 karar sayılı bozma ilamına karşı mahkemece “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde "Yargıtay bozma ilamından sonra davalının davacıya borcunun kalmadığını belirterek ödeme evraklarını dosyaya ibraz ettiği ve hesap bilirkişisi raporuna göre davacının davalıdan 23.451,00 TL alacaklı olduğu, dava derdest iken yapılan ödemeler nedeniyle 13/06/2017 tarihi itibariyle davanın konusuz kaldığı" gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından tahsil edilmiş olan ödemelerin, kendisine verilmediğini iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece; Yargıtay bozma ilamından sonra davalının ödeme evraklarını dosyaya ibraz ettiği ve hesap bilirkişisi raporuna göre de davacının davalıdan 23.451,00 tl alacaklı olduğu, dava derdest iken yapılan ödemeler nedeniyle 13/06/2017 tarihi itibariyle davanın konusuz kaldığı anlaşılarak davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, az yukarıda anılan gerekçe ile karar verilmiş ise de; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı tarafından dosyaya sunulan ve bilirkişi tarafından da incelenmiş olan 20.042,00 TL"lik ödeme belgesinin dosyada bulunmadığı ve Halkbank banka dekontlarında hesabın kime ait olduğu ve kim tarafından gönderildiği, havalenin kime yapıldığı yönünden bir inceleme ve tespit yapılmadığı gibi davacının Ziraat bankasında hesabı bulunmadığı itirazı yönünden de herhangibir inceleme yapılmamış olup, bu hususlar araştırılmaksızın hüküm tesis edilmiştir. O halde, mahkemece, davacının ilgili bankada hesapları olup olmadığı, havalelerin kim tarafından, kimin hesabına yapıldığı, Halkbank"a ait dekontlarındaki hesabın kime ait olduğu araştırılarak ilgili bankalardan hesap kayıtları da celp edilerek tüm ödemelerin belgeleri ile birlikte dosyaya konulması ve davacının itirazlarını da karşılar şekilde gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme nedeniyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.