3. Hukuk Dairesi 2016/21057 E. , 2018/7433 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, adına kayıtlı taşınmazlardaki meyve fidanlarına davalının büyükbaş hayvanlarının büyük oranda zarar verdiğini, oluşan zararın tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/5 D. iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını ve toplam 1.600 adet meyve fidanında 8.000 TL ‘lik maddi hasar tespit edildiğini ileri sürerek, 8.000 TL maddi zarar ile tespit dosyasında yapılan 545,90 TL masraf olmak üzere toplam 8.545,90 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını,kendisinin hayvanlarının davaya konu edilen zararı meydana getirmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne,2.400 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ;fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava; 6098 sayılı TBK’nun 67. maddesinde düzenlenen hayvan bulunduranın sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
HUMK"nun 275. ve devamı maddelerinde; “bilirkişilik" müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286.maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hâkimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HUMK"nun 283.maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284.maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.
HMK"nun 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hâkimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her hâlde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Bilirkişi raporu, kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Somut olayda;davacıya ait taşınmazda meydana gelen zararın tespiti yönünden davacı tarafça 11.08.2014 tarihinde ilçe gıda tarım ve hayvancılık müdürlüğünün iki ziraat mühendisince düzenlenen raporda zarar gören fidan sayısının 800 adet olduğu ve toplam zarar miktarının 4.000 TL olduğu ifade edilmiş,daha sonra mahkemece 26.01.2015 tarihinde yapılan delil tespiti sonrasında alınan 11.02.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise, zarar gören fidan sayısının toplam 1.600 adet olup toplam zarar miktarının 8.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece,her ne kadar ilk raporu düzenleyen ziraat bilirkişileri mahkeme huzurunda dinlenmek suretiyle zarar gören fidan sayısı ve toplam zarar miktarı belirlenmeye çalışılmış ise de,dosya kapsamı dikkate alındığında zarar gören fidan sayısının net şekilde tespit edilemediği açık olmakla,zarar gören fidan sayısı ve zarar miktarı yönündeki mahkeme kabul ve değerlendirmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece,zararın meydana geldiği tarih itibariyle davaya konu edilen taşınmazda ekili olan fidanların nitelikleri de dikkate alınarak ilçe tarım müdürlüğünden fiyat belirlemesinin yapılması,bundan sonra ise dosyanın alanında uzman ayrı bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi suretiyle dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle zarar gören fidan sayısı ile zarar miktarının net bir şekilde belirlenmesi suretiyle sonucuna uygun hüküm tesisi gerekirken, her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.07.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.