12. Ceza Dairesi 2018/8174 E. , 2019/6517 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit, hakaret
Hükümler : 1- Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/2-1, 35/1, 62/1, 51/1-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet,
2- Tehdit suçundan dolayı TCK’nın 106/1-1, 43/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet,
3- Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/2. maddesi yollamasıyla 125/1, 43/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sübuta, katılan vekilinin takdiri indirim maddesinin uygulanmasına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ...’nin, mağdur ...’a yönelik şantaj, hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla Mersin 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/379 esasına kayden görülmekte olan davadan dolayı husumet beslediği mağdura, değişik tarihlerde hakaret ve tehdit içerikli mesajlar göndermeye devam edip, arkadaşı olan ... ile mağdurun cinsel birlikteliklerinin kaydedildiği görüntüyü bir mektupla mağdurun öğretmen olan eşine gönderdiği ve mektup ile görüntünün mağdurun eşinin eline geçmeden mağdur tarafından alınarak 06.12.2013 tarihinde şikayetçi olunduğu iddialarına konu olayda;
a)5560 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile değişik CMK"nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından dolayı soruşturma evresinde CMK"nın 253. maddesi uyarınca sanıkla şikayetçi arasında uzlaştırma işlemi sağlanmadan dava açılması, yargılama aşamasında da aynı Kanun"un 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmemesi,
b)Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1-1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK"nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun"un 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre tehdit suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de:
a)TCK"nın 61/1. madde ve fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun’un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli, 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği; ayrıca, CMK"nın 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün, sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, hükmedilen hapis cezalarının TCK"nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin düzenlemeye göre daha lehe olduğu nazara alınıp, sübutu kabul edilen suçlardan dolayı mağdurun maddi bir zararının tespit edilmemesi ve sanığın da hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına bir itirazının olmaması karşısında, adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmamasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi,
c)TCK"nın 51/3. madde ve fıkrası gereğince mahkum olunan ceza süresinden az denetim süresi belirlenemeyeceği gözetilmeden, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezası ertelenen sanığın 1 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına karar verilmesi ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK"nın 53. maddesinin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğuna aynı maddenin 3. fıkrası da nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Adli emanete alınan eşyalardan suçta kullanılanların TCK"nın 54/1. madde ve fıkrası gereğince müsaderesine, suçun icra hareketlerinde doğrudan kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmayan, bizatihi üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması ya da alım ve satımı suç teşkil etmeyen eşyaların sahibine iadesine, delil değeri olanların ise dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tamamının müsaderesine karar verilmesi,
e)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.