17. Ceza Dairesi 2016/1519 E. , 2018/5419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 3 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.11.2008 gün, 2008/572 Esas ve 2008/557 Karar sayılı kararına konu TCK’nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının 26.11.2008 tarihinde kesinleştiği, 1 yıl 3 ay denetim süresinin belirlendiği, infaz edildiği tarihten itiberen TCK’nın 58/1-2-b. maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra suçun 18.03.2014 gününde işlendiğinden ve adli sicil kaydında yer alan diğer ilam İzmir 13 Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/1001 Esas ve 2012/1285 Karar sayılı mahkumiyetinin, TCK’nın 191. maddesinde düzenlenen suça ilişkin olup, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK"nın 191. maddesi ile aynı Kanunla 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde "Davanın düşmesi" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, lehe olan bu düzenleme ve 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve başka sabıkasının olmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3-Sanığın adli sicil kaydında yer alan İzmir 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2009/476 Esas ve 2010/589 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hükümden tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmının çıkartılması ile T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “ TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümlerden çıkartılması ile yerlerine “ TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi"nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ve “ Sanığın adli sicil kaydına yer alan İzmir 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2009/476 Esas ve 2010/589 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca ihbarda bulunulması” cümleleri eklenmesi suretiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulu"nun 30.10.2014 gün, 2014/2-40 Esas ve 2014/453 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; sanığın katılan kuruma ait yer altı kablolarını keserek çalması şeklinde gerçekleşen eylemde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması dolayısıyla korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanığın ayrıca mala zarar verme suçundan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.