10. Hukuk Dairesi 2017/5376 E. , 2018/1673 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... ile ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 05.02.2001-01.06.2009 tarihleri arasında davacının davalılar nezdindeki hizmetinin tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemiz 25.06.2015 tarih ve 2015/10484 E., 2015/12742 K. sayılı kararıyla "Davacının; hizmetli olarak çalıştığını iddia ettiği “... Devlet Hastanesi” nin, esas itibariyle ...’na bağlı ve halen anılan Bakanlık bünyesinde faal olduğu, davacının ihtilaf konusu 05.02.2001-01.06.2009 tarihleri arasında davalı ..."ndan yardım aldığını ve bunun karşılığında ...’na bağlı Mal Müdürlüğü’nde ve ... Devlet Hastanesi’nde çalıştığını iddia etmesi karşısında, işverenlerden birinin davalı olarak yer alan ... olduğu gibi, diğerinin de ... olduğu anlaşılmış olup, Mahkemece, ...’na HMK."nın 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, Bakanlığın ibraz edeceği deliller toplanarak elde edilecek sonuca göre, çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışmanın kesintili mi kesintisiz mi, sürekli mi dönemlik mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir"gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, davacı ..."na da husumet yöneltmiş, anılan Bakanlık da taraf sıfatını almış ve neticeten davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 149. (HMK’nun 28.) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanunun 297. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde ise:
“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
Mahkemece gerekçeli kararda "davacının 05.02.2001-01.08.2001 ile 01.12.2003-30.04.2008 tarihleri arasında 4 yıl 9 ay 25 gün davalı ... işverenliğinde kesintisiz olarak bildirilmeyen hizmetinin bulunduğu kanaatine varıldığı" belirtilmekle birlikte hüküm kısmında davanın hangi davalı/davalılar yönünden kabul ve reddedildiğinin belirtilmediği, yargılama giderlerinin ise ... ile ..."na yükletildiği, infaza elverişli şekilde anlaşılır ve açık bir kararın tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut değildir. Kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ... ile ... ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Çaldıran Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı"na iadesine, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.