Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2012/14674
Karar No: 2014/3980
Karar Tarihi: 09.04.2014

İrtikap - görevi kötüye kullanma - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/14674 Esas 2014/3980 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, bir tapu sicil memurunun, satış işlemleri sırasında topladığı harç ve ücretleri usulsüz şekilde elinde tutması ve karşılığında mal edinmesi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu işlediğine hükmetti. Ayrıca, sanığın sahtecilik suçunu da işlediği belirtildi. Ancak, mahkeme öncelikle katılan Hazine'nin sadece irtikap suçu yönünden katılma talebini kabul etti. Sanık hakkında daha önce ertelenmiş bir hüküm bulunduğu ancak tekerrür hükümlerinin uygulanmadığına da dikkat çekildi. Son olarak, 6086 sayılı yasa ile değişen kanun maddeleri nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kanun maddeleri: CMK 260/1, 237/2, 238/2-3, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesi, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi, CMUK 317, 321, TCK 257/1-2, 58, 95, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi, 765 sayılı TCK.
5. Ceza Dairesi         2012/14674 E.  ,  2014/3980 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 5 - 2012/278477
    MAHKEMESİ : Salihli Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 22/01/2008
    NUMARASI : 2007/144 Esas, 2008/12 Karar
    SUÇ : İrtikap, görevi kötüye kullanma

    Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
    CMK"nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 05/10/2012 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK"nın 237/2. maddesi uyarınca yalnızca irtikap suçu yönünden Hazinenin katılma talebinin KABULÜNE, suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin yokluğunda verilen ve 08/10/2012 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal bir haftalık süreden sonra 01/11/2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    26/10/2006 tarihinde mağdur İ.. G.."in, K.. Mahallesi, 1.. ada ... parselde bulunan taşınmazını satmak için Demirci Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, aynı yerde sicil memuru olarak görev yapan sanığın belirtilen satış işlemi ile ilgili olarak 37,00 TL döner sermaye ücreti ile 23.000,00 TL emlak beyan değeri üzerinden toplam 690,00 TL miktarında harç için tahakkuk fişi düzenlediği ve "ben senin adına yatırırım" diyerek mağdurdan aldığı 700,00 TL parayı vergi dairesine ve bankaya yatırmayarak mal edindiği sübut bulan olayda, sanığın harç ve döner sermaye ücretlerini tahsil etme görevinin bulunmaması ve mağdurun söz konusu ücretlerin bankaya ve vergi dairesine yatırılması gerektiğini bildiğini ifade etmesi nedeniyle sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
    15/11/2006 tarihinde B.. B.. ve M.. A.."nın A.. E.."un D.. İlçesi Ç.. Mahallesi 2... ada ... parsel üzerinde bulunan taşınmazını satın
    almak amacıyla Demirci Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulundukları, satış işlemi için 37,00 TL döner sermaye başvuru ücreti ile 411,00 TL miktarındaki harcın yatırılması gerektiği, mağdurların vergi borçlarının bulunması nedeniyle harcı yatıramadıklarını öğrenen sanığın vergi dairesinde arkadaşları olduğunu ve parayı kendileri adına yatırabileceğini söyleyerek mağdurlardan 450,00 TL almasına karşın ilgili yerlere yatırmadığı, yine mağdurların Demirci İş Bankasından alacakları 25.000,00 TL kredi karşılığında bu taşınmazın ipotek işlemi için de sanığa sözlü müracaatta bulundukları, sanığın ipotek işlemi için Ziraat Bankası ve Vergi Dairesine yatırmak üzere harç bedeli olarak mağdurlardan aldığı 150,00 TL parayı da ilgili yerlere yatırmayarak mal edindiği ve tapudaki işlemleri usulsuz olarak gerçekleştirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; Burhan ve Muharrem"in, hem satış hem de bankadan kredi çekmek amacıyla tesis edilecek ipotek için ödenmesi gereken harçları, vergi borçları nedeniyle yatıramayacaklarını ve harç yatırılmadan tescil işlemlerinin yapılamayacağını bildikleri, keza kamu görevlisi olan sanığında harç yatırılmadan müteakip işlemlerin gerçekleştirilmemesi gerektiğini bilmesine karşın, tapudaki yapılmaması gereken işlemlerin yapılmasını sağlamak amacıyla anılan iş sahipleriyle menfaat karşılığında anlaştığının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında zincirleme rüşvet alma suçunun oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Yargılama aşamasında duruşmadan haberdar edilmeyip gerekçeli kararın kendisine tebliği üzerine kararı temyiz ettiği anlaşılan ve görevi kötüye kullanma suçunun zarar göreni olan Hazine vekilinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yönündeki talebi karşısında 5271 sayılı CMK"nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorularak, katılmak istemesi halinde aynı Kanunun 238/3. maddesi uyarınca olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kabule göre de;
    Mağdur İ.. G.."den aldığı harç ve döner sermaye ücretlerini ilgili yerlere yatırmayan sanığın, yapılan işlemleri yevmiye defterine kaydetmediği ve satış işlemine ilişkin resmi senede yevmiye numarasını yazmadığı, resmi senette ismi açılan ve vekaleten müdürlük görevini yürüten T.. T..’e senedi imzalattırmadığı ve bu suretle geçersiz olan resmi senede dayanarak satış işlemini usulsüz olarak yaptığı, yine mağdurlar M.. A.. ve B.. B..’e ait satış işleminin sanık tarafından 1720 yevmiye numarası ile yevmiye defterine kaydedildiği, yatırılması gereken döner sermaye ücretine ait banka dekont numarası olarak yevmiye defterinin ilgili bölümüne hayali "F00790" numarasını yazarak satış işlemini usulsüz olarak gerçekleştirdiği, mağdurların ipotek işlemlerine ait evrakları da usulsüz olarak hazırlayıp imzaladığı iddialarıyla açılan kamu davasında, sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün, deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK"nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin göz önünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında, sanığın 22/06/2005 tarihinde Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş erteli mahkumiyetinin bulunduğu ve deneme süresi içinde yüklenen suçu işlediğinin anlaşılmasına rağmen hakkında TCK"nın 58. maddesinin uygulanmaması,
    Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK"nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK"nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
    Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi