23. Hukuk Dairesi 2014/9016 E. , 2015/536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, ancak aidatlarını tam ödememesi üzerine hakkında icra takibi yapıldığını, fakat davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve 6.590,00 TL yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, aidatın belirlendiği genel kurulların usulsüz olduğunu, genel kurula üye olmayanların katıldığını ve yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurullarda kararlaştırılan aidat tutarlarından davalının ödemeleri düşüldükten sonra, davacının takip tarihi itibariyle 4.000,00 TL aidat ve 1.000,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.000,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, aidat alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, karara esas alınan bilirkişi raporunda, temerrüt faizi miktarı davacı kooperatifin genel kurul kararı dikkate alınarak aylık %5"ten belirlenmiştir.
Genel kurulca, aidat ve gecikme faizine ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 6098 sayılı TBK"nın 117. madde hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, takip konusu alacağın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz" düzenlemesine yer verilmiştir.
Kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal oranda temerrüt faizi uygulanmalıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun" un 2/1. maddesi gereğince, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen yasal faiz oranına göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere, temerrüt faizinin, yasal faiz oranından fazla alınması taraflarca kararlaştırılabilir. Ancak taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, yukarıdaki paragrafta belirtilen 6098 sayılı TBK"nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorundadır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu yapılan alacakla ilgili TBK"nın 120/2. maddesinde yazılı sınır aşılmadan işlemiş faiz borcunun hesaplanması amacıyla ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan yasa hükmü dikkate alınmadan temerrüt faiz hesaplaması yapılan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.