
Esas No: 2014/2801
Karar No: 2014/5697
Karar Tarihi: 09.04.2014
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/2801 Esas 2014/5697 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2012
NUMARASI : 2011/549-2012/419
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesi ile; davaya konu taşınmazın davacının adına tapuda kayıtlı olmasına karşın kendisinin hiçbir zaman burada fiili kullanıcı olmadığını buna rağmen müvekkili aleyhine kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak düzenlendiğini iddia ederek, kaçak nedeniyle tahakkuk ettirilen bedelden borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı kurum elemanları tarafından davalının kaçak kullanımının olduğunun tespit edildiği ve düzenlenen tutanağın davacı tarafından itirazsız imzalandığını, daha sonra davacının abonelik yaptırmak için başvurduğunu bunun üzerine kaçak elektrik tüketim borcu için taksitlendirme sözleşmesi yapıldığını ve peşinat olarak davacının 1.017,03 TL ödeme yaptığını, böylece kaçak tüketim borcunu da kayıtsız şartsız kabul etmiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu yerinde görülerek, davanın kısmen kabulü ile kaçak elektrik kullanmaktan dolayı davalının talep ettiği 8.754,63 TL kaçak elektrik bedelinden 7.480,08 TL borçlu olmadığının, 1.274,55 TL borçlu bulunduğunun, borcun 1.013,18 TL"si peşin ödendiğinden kalan 261,37 TL"sinin 06.10.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile sorumlu bulunduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, tutanak mümzileri ile davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının tutanak tarihinde davaya konu taşınmazda fiili kullanıcı olduğu ancak abonelik sözleşmesi yapmadan elektrik enerjisini kullandığı böylece Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 13.madde anlamında kaçak kullanımının olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık davacının kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcunun kapsamı hususunda toplanmaktadır.
Dava dosyasına bakıldığında; davacı 06.10.2010 tarihli dilekçe ile ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle birikmiş borcunun taksitlendirilmesini talep etmiş aynı tarihte taraflar arasında taksitlendirme sözleşmesi imzalanarak davacının bu tarihe kadar ki borçları taksitlendirilerek ödeme planına bağlanmıştır. Buna göre ilk ay peşin ödenecek (ki bu bedelin ödendiği hususu taraflar arasında ihtilafsızdır) kalan borç ise 1.004,82 TL olarak 6 eşit taksit halinde ödenecektir.
Davacı tarafından yukarıda anılan sözleşme kayıtsız, şartsız imzalanmış borç kabul edilmiştir. Her ne kadar bu sözleşmenin ne olduğunu bilmeden imzaladığını, peşin ödediği bedelin de abonelik için gerekli olan bedel olduğunu söylediklerini iddia etmiş ise de davacı bu iddiasını ispatlayamamıştır. Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.