Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1912
Karar No: 2020/112
Karar Tarihi: 07.01.2020

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/1912 Esas 2020/112 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2019/1912 E.  ,  2020/112 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2015 tarih ve 2013/96-2015/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin Malatya İli, ... İlçesi,...Köyü,...mevkii 1842 ve 1843 parselde bulunan kayısı bahçesi niteliğindeki taşımazların maliki olduğunu, taşınmazların davalı şirketin 1920993 ve 1920993 numaralı poliçeleri ile dolu riskine karşı sigortalandığını, poliçedeki dolu riskinin gerçekleştiğini, ağaçlardaki ürünlerin doludan zarar gördüğünü, zarar ile ilgili... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/3 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, yasal süre içinde davalı şirkete ihbarda bulunulduğunu, sigorta eksperinin % 40 hasar olduğunu belirlediğini, zararın belirlenen oranın çok üzerinde olduğunu, mahkemece yapılan tespit raporunun davalı şirkete sunulmasına rağmen direngenlik gösterilerek ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin dolu sebebiyle uğradığı 23.177,60 TL zararının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili, sigorta sözleşmelerinde T.C.Ziraat Bankası A.Ş.’nin daini mürtehin sıfatının olması sebebiyle bankadan icazet alınmadan davanın açılmasının mümkün olmadığını, bahçelerde 12/05/2012 tarihinde meydana gelen dolu zararı ile ilgili süresinde yapılan ihbar üzerine ekspertiz çalışması yapıldığını, 1842 parseldeki ağaçlar ile ilgili % 36, 1843 nolu parseldeki ağaçlar ile ilgili ise % 40 oranında hasar miktarı tespit edildiğini, hasar tespitinin davacının refakatinde yapıldığını, hasar oranına göre tespit edilen bedellerin daini mürtehine ödendiğini ve başkaca borçlarının bulunmadığını, davacının yaptırdığı tespitin yokluklarında yapılması sebebiyle delil olarak bir değerinin bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tazminat hesabında poliçe muafiyet ve müşterek sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyadaki bilirkişi raporunda ödenmesi gereken miktarın 2.722,50 TL olarak belirlendiği ve bu miktarın ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı doludan kaynaklanan hasarın tazminine ilişkin olup, davalı davacıya ait iki adet tarladaki dolu hasarının 1842 parsel için % 36 ve 1843 parsel için % 40 oranında olduğunu kabul etmek suretiyle davadan önce ödeme yapmıştır. Ancak, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/3 D.İş sayılı dosyasında davacının yaptırdığı tespit bilirkişi raporunda, dolu hasarının 1842 sayılı parsel için % 86, 1843 parsel için ise % 85,6 olup hasarın 23.177,60 TL olduğu bildirilmiştir.
    Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortanın don sigortası olmayıp dolu sigortası olduğu, davacı tarafından dava öncesi yaptırılan tespit sonucu hazırlanan 18/06/2012 tarihli raporda, sigortanın dolu hasarını teminat altına alan bir sigorta olduğunun kabul edildiği bildirilmiş, iki rapor arasındaki çelişki ise “…..doludan muvafakiyet, müşterek kesinti ve ödenmesi gereken miktara dikkat etmeden…..” şeklinde beyanda bulunularak izah edilmiş ise de rapordaki bu ibarelerin ne anlama geldiği anlaşılamamıştır.Öte yandan, bilirkişinin hükme esas alınan 23/01/2015 tarihli raporunda sözünü ettiği “……doluda olmayan meyveye ödeme yapılmaz. Mevcut ürüne ödeme yapılır.” şeklindeki değerlendirmesinin de ne anlama geldiği, sonuca ne sebeple etkide bulunduğu anlaşılamamıştır. Bu durumda, mahkemece gerek davalının yaptırdığı ekspertiz raporu, gerekse davacının yaptırdığı tespit raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarını değerlendiren yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi