10. Hukuk Dairesi 2015/18185 E. , 2018/1282 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurumca resen sigortalılık tespiti üzerine re"sen işyeri tescili ve prim tahakkuku nedeniyle, kurum işleminin iptali, kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti, yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 86’inci maddesi olup ”Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Eldeki davada ise, yabancı uyruklu bir bayanın belirli aralıklara aynı adresten alındığının polise ihbarı üzerine polis tarafından mahallinde yapılan tahkikatta 29.08.2012 günü yabancı uyruklu bir bayanın ve erkeğin aracın içinde gelerek NO:29"un önüne park ettiği, aracın şoförünün Burhan Sert olduğu ve alkollü olduğu, yabancı uyruklu bayanın vizesinin bitttiği, karakolda verdiği ifadede bayanın ..."e bakıcılık yaptığını aylık 500 dolar aldığını ancak tlf nosunu bilmediğini beyan ettiği, Nurten"in oğlu Cem"in ifadeye çağrıldığı ve ifadesinde annesine kız kardeşinin baktığını, bayanı site içinde bir kaç kez gördüğünü ancak annesinin yanında hiç görmediğini beyan ettiği, Burhan"ın ifadesinin alınmadığı, SGK denetim raporunda olay mahallinde denetim yapılmadığı, anılan polis ifadesi ve tutanağına göre tespit yaptığı ve yabnacı uyruklu bayanın davacının yanında çalıştığının tespiti ile resen işyeri tesciline ve prim tahkkukuna karar verildiği ve idari para cezası düzenlendiği, mahkemece kurum tarafından tutulan raporların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu kabulü ile karar verildiği görülmekle, uyuşmazlık, aslen, davadışı yabancı uyruklu bayanın davacı yanında fiilen çalışmasının var olup olmadığı ve SGK denetim raporunun aksi sabit oluncya geçerli belgelerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından özellikle belirtilmelidir ki, 5510 sayılı Kanunun 59. ve 100. maddeleri uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Diğer bir anlatımla, yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir.
Ne var ki, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olan "tutanaklar" ile ifade edilen; Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkârına konu olmayan tutanaklardır.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan incelemelere dayalı tutanakların değerlendirildiği ve varılan sonucun yazıya geçirildiği raporların, sadece memur veya müfettiş tarafından düzenlenmiş olmaları, anılan raporların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100. maddeleri kapsamında aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken belgeler olarak kabulleri için yeterli değildir.
Buna göre, özellikle, rapor veya ekli tutanaklarda imzası bulunmayanlar yönünden, söz konusu tutanakların aksinin yazılı delille kanıtlanması yükümünden söz etmek mümkün değildir.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları ve iş müfettişi raporlarının, rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilmesi ve ancak belirtilen nitelikteki ekli tutanakların anılan Kanun kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunun kabulü, değinilen yasal düzenlemeler karşısında zorunludur. Sadece polis tutanağı ve ifadesine dayalı raporun aski sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden sayılamayacağı açıktır.
Mahkemece, fiili çalışma yönünde yapılacak irdeleme sonucuna, mahallinde tespit edilecek çalışmayı bilebilecek tanıklar resen tespit edilerek tanıklar ile yine olay günü aracın sürücüsü Burhan Sert"in tanık sıfatı ile dinlenilmesinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.