Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/11003
Karar No: 2018/1997
Karar Tarihi: 22.02.2018

2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/11003 Esas 2018/1997 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2016/11003 E.  ,  2018/1997 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK"nın 223/2-c maddesi uyarınca Beraat

    Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2015 tarih, 2014/646 - 2015/100 sayılı direnme kararı, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK"nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dosya yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
    Dairemizin 17/11/2014 tarih, 2013/25738 Esas, 2014/22934 Karar sayılı bozma ilamı sonrası verilen inceleme konusu hükmün, ilk hükümde yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile verilmiş yeni hüküm olduğu ve direnme kararı niteliği taşımadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
    Suç tarihi itibariyle sanık ..."un Karacabey Belediye Başkanı, sanık ..."ın Fen İşleri Müdür Vekili, sanık ..."ın mimar, sanık ..."in teknik ressam ve sanık ..."in memur olarak görev yaptıkları, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20/09/1996 tarih ve 5427 sayılı kararı ile, ... pafta, ... ada,... parselde yer alan ve Erken Cumhuriyet dönemi yapısı niteliği taşıyan Hükümet Konağının, korunması gerekli kültür varlığı anıtsal yapı olarak tesciline karar verildiği, sözü edilen tescil kararının, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünce 24/09/1996 tarihli yazı ile Karacabey Belediye Başkanlığına gönderildiği ve adı geçen kurum tarafından da 25/09/1996 tarihinde kayıt altına alındığı, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 13/12/1996 tarih ve 5557 sayılı kararı ile, tescilli Hükümet Konağının bitişiğinde yer alan 225 ada, 4 parselde Karacabey Belediyesince katlı otopark yapımına ilişkin projenin uygun olduğuna karar verildiği, yine Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünce Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne gönderilen 22/01/1997 tarihli yazıda, tescilli Hükümet Konağı parseline bitişik ... parselin ilgilisi olan Karacabey Belediye Başkanlığı tarafından, kurulun tescile ilişkin kararının iptali istemiyle idari yargıda açılan davadan vazgeçildiğinin belirtildiği, tescilli Hükümet Konağına yönelik olarak Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun aldığı 06/12/2001 tarih ve 8836 sayılı karar ile Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun aldığı 17/10/2008 tarih ve 4133 sayılı kararın dağıtımının yapıldığı kurumlar arasında Karacabey Belediye Başkanlığının da bulunduğu, hatta, yapının koruma grubunun, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararı doğrultusunda 2. grup olarak belirlenmesine ilişkin 17/10/2008 tarih ve 4133 sayılı kararın alındığı kurul toplantısına, Karacabey Belediye Başkanlığını temsilen sanık ..."in iştirak ettiği;
    Ayrıca, Hükümet Konağının korunması gerekli kültür varlığı anıtsal yapı olarak tescilinin, bizzat Karacabey Belediyesi tarafından ilan edildiğinin, 25/10/1996 tarihli ilan zabıt varakasından anlaşıldığı, Maliye Hazinesine ait... pafta, ... ada,... parselin tapu kaydında, 27/11/1996 tarihinde konulmuş olan “korunması gerekli kültür varlığı anıtsal yapı” şerhinin de bulunduğu, tüm bu bilgi - belgeler birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde Karacabey Belediye Başkanlığında görev yapan sanıkların, ... pafta, ... ada, ... parselde yer alan Hükümet Konağının korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğiyle tescilli olduğunu bildiklerinde tereddüt bulunmadığı, diğer yandan, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararının, “Koruma alanı belirlenmemiş sit alanı dışındaki tescilli parsellerde, bu parsele komşu olan veya aralarından yol geçse dahi bu parsele cephe veren parsellerin koruma alanı olarak kabul edilmesine, bu alanlarda gelecekte yapılacak uygulamalarda aksaklıklara neden olunmaması için Koruma Kurulundan karar alınmadan herhangi bir uygulama yapılamayacağına” şeklinde olduğu, suç tarihi öncesinde, tescilli Hükümet Konağının koruma alanına ilişkin bir karar alınmadığından, bahse konu ilke kararının uygulama alanı bulacağı, yukarıda değinildiği üzere, korunması gerekli kültür varlığının tescilinden sonra alınan kurul kararları ve kurumlar arası yazışmalar göz önünde bulundurulduğunda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararından Karacabey Belediye Başkanlığının haberdar olmadığı ve taşınmaz kültür varlığına komşu ya da cephe veren parsellerde yapılacak uygulamalardan önce Koruma Bölge Kurulundan karar alınması gerektiğinin adı geçen kurum tarafından bilinmediği yönündeki sonucun, hayatın olağan akışına aykırılık gösterdiği;
    Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; ... ... ve ... ... isimli şahısların mülkiyetinde bulunan... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, tescilli Hükümet Konağının kuzey batısında ve aradan geçen 10 metrelik yolun hemen karşısında yer aldığı, Karacabey Belediyesince, bahse konu taşınmaza ilişkin olarak, “yeni yapı” amacıyla 19/01/2009 tarihli ve “tadilat” amacıyla 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatlarının düzenlendiği, ... ... isimli şahıs tarafından Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığına sunulan 26/05/2009 kayıt tarihli dilekçe ile, tescilli Hükümet Konağına birinci derece komşu olan bir parsele, kuruldan görüş ve onay alınmaksızın Karacabey Belediyesince imar izni verildiğinin ihbarı üzerine kurul uzmanlarının yerinde inceleme yaptığı, düzenlenen 09/09/2009 tarihli raporda, bodrum + zemin + üç kat olarak inşa edilen yapının bitme aşamasına geldiğinin, iç - dış boya badana işlerinin yapılmış ve kapı pencere doğramalarının takılmış olduğunun, ayrıca, belediye ve yapı denetim onaylı projesi ile binanın yerindeki durumu karşılaştırıldığında, cephede başta pencere şekil ve oranları olmak üzere farklılıklar bulunduğunun belirtildiği, sözü edilen rapora istinaden Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12/09/2009 tarih ve 5059 sayılı kararı ile, “izinsiz yeni yapılanmayı yapanlar ve yapılmasına sebep olan sorumluları hakkında yasal soruşturma açtırılmasına, bu aşamada yapıda inşai uygulamanın belediyesince durdurularak, yapının onaylı ruhsat eki projesinin kurulumuza iletilmesine” karar verildiği, Bursa ... Müdürlüğünce 01/10/2009 tarihli yazı ile Karacabey Belediye Başkanlığına gönderilen kararın, 13/10/2009 tarihinde “gelen evrak” kaydına girdiği;
    İnşaatın tamamlanmasını müteakip Karacabey Belediyesince ... pafta, ... ada, ... parselde yapılan yeni bina için 03/09/2009, 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin düzenlendiği, 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin, 12/09/2009 tarih ve 5059 sayılı kurul kararının Karacabey Belediye Başkanlığı kayıtlarına girdiği 13/10/2009 tarihinden sonra tanzim edildiği, böylece, 2863 sayılı Kanunun “Kararlara uyma zorunluluğu” başlığını taşıyan 61. maddesindeki, “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır” hükmüne açıkça aykırı hareket edildiği anlaşılmakla;
    1- Sanık ..."un beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde;
    Karacabey Belediyesince düzenlenen 19/01/2009 ve 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatları ile 12/09/2009 tarih ve 5059 sayılı kurul kararının Karacabey Belediye Başkanlığına gönderilmesinden sonra düzenlenen 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinde, “onaylayan” sıfatı ile sanığın isim ve imzasının bulunduğu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararına aykırı olarak, Koruma Bölge Kurulundan karar alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenmesi fiilinin, 2863 sayılı Kanunun suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/c, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/2. maddesinde tanımlanan “Bu kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verme” suçunu oluşturduğu, 19/01/2009 ve 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatlarının, 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesine göre, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” olarak değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan, kurul kararına rağmen tanzim edilen 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin, yukarıda değinilen “Bu kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verme” suçunu değil, 5237 sayılı TCK"nın 257/1. maddesinde düzenlenen “görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu, sanığın, “görevi kötüye kullanma” suçuna ilişkin eylemlerinin de yine 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesi kapsamında ele alınması gerektiği anlaşılmakla; sanık hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak imar izni verme suçundan, anılan Kanunun yürürlükte bulunan 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/2, 5237 sayılı TCK"nın 43/1 ve görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK"nın 257/1, 43/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü tesisi gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa Mahkemesinin, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/a-b maddelerine ilişkin iptal kararına ve “binanın yapıldığı yerin koruma alanı içinde kaldığını bilerek yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgelerini verdikleri yönündeki kabulün hukuken mümkün olmadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayanılarak beraat kararı verilmesi,
    2- Sanık ..."ın beraatine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
    Karacabey Belediyesince düzenlenen 19/01/2009 ve 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatlarında, “kontrol eden” sıfatı ile sanığın isim ve imzasının bulunduğu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararına aykırı olarak, Koruma Bölge Kurulundan karar alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenmesi fiilinin, 2863 sayılı Kanunun suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/c, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/2. maddesinde tanımlanan “Bu kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verme” suçunu oluşturduğu, 19/01/2009 ve 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatlarının, 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesine göre, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; sanık hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırı olarak imar izni verme suçundan, anılan Kanunun yürürlükte bulunan 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/2, 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü tesisi gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa Mahkemesinin, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/a-b maddelerine ilişkin iptal kararına ve “binanın yapıldığı yerin koruma alanı içinde kaldığını bilerek yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgelerini verdikleri yönündeki kabulün hukuken mümkün olmadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayanılarak beraat kararı verilmesi,
    3- Sanıklar ... ve ..."in beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesinde ise;
    Karacabey Belediyesince, 12/09/2009 tarih ve 5059 sayılı kurul kararının kayda girmesinden sonra düzenlenen 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinde, “bina mahallini tetkik eden teknik görevliler” sıfatı ile sanık ..."in, “belgeyi tetkik eden yetkili” sıfatı ile sanık ..."ın isim ve imzalarının bulunduğu, kurul kararına rağmen tanzim edilen 08/01/2010 ve 18/02/2010 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin, “2863 sayılı Kanuna aykırı olarak imar izni verme” suçunu değil, 5237 sayılı TCK"nın 257/1. maddesinde düzenlenen “görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu ve aynı Kanunun 43/1. maddesine göre, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; sanıklar hakkında, görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı TCK"nın 257/1, 43/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü tesisi gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa Mahkemesinin, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/a-b maddelerine ilişkin iptal kararına ve “binanın yapıldığı yerin koruma alanı içinde kaldığını bilerek yapı ruhsatı veya yapı kullanma izin belgelerini verdikleri yönündeki kabulün hukuken mümkün olmadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayanılarak beraat kararı verilmesi,
    4- Sanık ..."in beraatine ilişkin hükmün incelenmesinde de;
    Karacabey Belediyesince düzenlenen 19/01/2009 ve 19/06/2009 tarihli yapı ruhsatlarında, “düzenleyen teknik eleman” sıfatı ile sanığın isim ve imzasının bulunması karşısında, Dairemizin 17/11/2014 tarihli ve 2013/25738 Esas, 2014/22934 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın Karacabey Belediye Başkanlığındaki statüsü ile görev tanımının, bu kapsamda, yapı ruhsatlarının tanziminde üstlendiği görevin ne olduğunun, bu konuya ilişkin kararların oluşumunda ne şekilde görev aldığının, yapı ruhsatı düzenlenen taşınmazların yasal durumları ile ilgili araştırma yükümlülüğü bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi