12. Ceza Dairesi 2017/11616 E. , 2018/1988 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 765 sayılı uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesinin, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete"de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 01/07/2016 - 6723/33. md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez” şeklinde düzenlendiği, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi, 765 sayılı TCK"nın 59/2, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca sanığın mahkumiyetine ilişkin 12/06/2006 tarihli ve 2005/244 Esas, 2006/241 sayılı kararın, diğer sanıklar.... ve ... ... müdafileri ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince temyiz incelemesi yapılarak, 01/07/2010 tarihli ve 2008/3443 Esas, 2010/10804 Karar sayılı ilam ile sanık hakkındaki hükmün bozulduğu anlaşılmakla, yukarıda sözü edilen yasal düzenleme gereği hükmün açıklanmasına dair 26/04/2017 tarihli kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu değerlendirilerek, tebliğnamedeki iade görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 22/12/2010 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 765 sayılı TCK"nın 59, 5271 sayılı CMK"nın 231. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 22/02/2011 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK"nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 2013 yılı Mart ayında “2313 sayılı Kanuna aykırılık” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 09/09/2016 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün, istinaf kanun yolundan geçerek 15/02/2017 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 2013 yılı Mart ayı itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK"nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 23/03/2005 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK"nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, karar tarihinden önce dolduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK"nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince davanın DÜŞMESİNE, suça konu üç adet mezar stelinin, 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca MÜZEYE TESLİMİNE, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.