2. Hukuk Dairesi 2015/17560 E. , 2016/1257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafından, müşterek çocuklar lehine hükmedilen nafaka, mal rejiminin tasfiyesine karar verilmemesi yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve reddedilen tazminat istekleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK m. 187/1). Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK m. 25). Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1). Mahkemece, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladıkları, hakaret ettikleri,boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı, ön inceleme aşaması tamamlanana kadar, fiziksel şiddet ve hakaret vakıasını ileri sürmemiştir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar davalıya kusur olarak yüklenemez. Mahkemece davalıya başkaca bir kusur yüklenilmemiş, kusur belirlemesi davacı erkek tarafından da temyiz, edilmemiştir. O halde, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine fiziksel şiddet uygulayan, hakaret eden davacı erkek tamamen kusurlu olup, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine fiziksel şiddet uygulayan, hakaret eden erkek tamamen kusurludur. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Davacı erkek, dava dilekçesinde boşanma talebinin yanında mal rejiminin tasfiyesi yönünden de talepte bulunmuştur. Dava dilekçesindeki başvurma harcının tüm istekleri kapsadığı nazara alınarak, boşanmanın fer"isi niteliğinde olmayan bu talep hakkında davacı erkeğe talebinin değerini açıklattırıp, bu değer üzerinden nispi harcın tamamlattırılması (Harçlar Kanunu m.30-32) , harcın tamamlanması halinde taraflar arasındaki boşanma kararı da kesinleştiğine göre, mal rejiminin tasfiyesi talebi incelenebilir hale gelmekle (TMK m. 225), bu konuda karar verilmesi, aksi taktirde Harçlar Kanununun 31. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususta yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.01.2016 (Prş.)