
Esas No: 2004/91
Karar No: 2004/88
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2004/91 Esas 2004/88 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 2004/91 E. , 2004/88 K.- ADLI YARGI YERINDE ALEYHINE AÇILAN TAZMINAT DAVASINI KAYBEDEN TPAO TARAFINDAN, OLAYDA KUSUR VE SORUMLULUĞU BULUNDUĞU ILERI SÜRÜLEREK İÇIŞLERI BAKANLIĞI’NA KARŞI AÇILAN RÜCUEN ALACAK DAVASI
- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 27
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : T. P. A. O. Vekili : Av.F.İ. Ö. Davalı : İçişleri Bakanlığı Vekili : Hazine Av. S. Y. O L A Y : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Batman Bölge Müdürlüğü Savunma Uzmanlığında güvenlik görevlisi olarak çalışan F. A.’ın Batman Raman-3 nolu kampına yapılan terörist saldırı sonucu öldürülmesi nedeniyle mirasçıları tarafından Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına karşı açılan maddi-manevi tazminat davasında Ankara 3.İş Mahkemesinin 15.12.1999 günlü, E:1999/1569, K:1999/2639 sayılı kararıyla olayın oluşmasında çalışanların güvenliğinin sağlanması yönünden görevini yerine getirmeyen işverenin %25; teröristlerin ise %75 oranında kusurlu bulundukları yolundaki bilirkişi raporu benimsenerek ölenin eşi, çocukları ve kardeşleri için toplam 44.044.058.377.-TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden başlayarak hesaplanacak % 50 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddine hükmedilmiş, bu karar YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ’nin 25.01.2000 günlü, E:2000/148, K:2000/131 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Anılan yargı kararı gereğince hak sahiplerine 51.637.025.427.-TL ödemede bulunan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı vekili, olaydaki sorumluluğun terörist saldırılarına karşı önlem almakla görevli İçişleri Bakanlığına ait bulunduğunu ileri sürerek, kurumlarınca ödenen tutarın ödeme tarihlerinden başlayarak yasal faiziyle birlikte İçişleri Bakanlığından rücuen tahsiline karar verilmesi istemiyle 20.06.2000 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. DİYARBAKIR İDARE MAHKEMESİ ; 27.09.2001 günlü, E:2000/605; K:2001/785 sayılı kararıyla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının adli yargı yerinde açılan dava sonucunda ilgililere ödediği tazminatın davalı İçişleri Bakanlığına yüklenen kusura denk gelen bölümünün ödenmesine ilişkin davanın, bir rücu davası niteliğinde olduğu ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiştir. DANIŞTAY ONUNCU DAİRESİ’nin 23.09.2002 günlü, E:2002/1184; K:2002/3196 sayılı kararıyla anılan karar onanarak kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istekle 21.03.2003 tarihinde adli yargı yerinde dava açılmıştır. ANKARA 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ; 07.10.2003 günlü, E:2003/654; K:2003/908 sayılı kararıyla, dava dilekçesinde davalı Bakanlığın yurttaşların can ve mal güvenliğinden sorumlu olduğu belirtilerek tazminat isteminde bulunulduğuna göre, ortaya çıkan zararın hizmetin kuruluş ya da işleyişindeki eksiklik; aksaklık ve düzensizlikten, başka bir deyişle hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürüldüğüne göre, bu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, daha önce idari yargı yerince görevsizlik kararı verildiğinden, görevli yargı yerinin belirlenmesi için davacının istemi durumunda dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ’nin 02.06.2004 günlü, E:2004/700, K:2004/7079 sayılı kararıyla anılan karar onanarak kesinleşmiştir. Davacı vekili,13.07.2004 günlü dilekçesi ile görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi isteminde bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün, Tülay TUĞCU’nun Başkanlığında, Üyeler : Dr. Atalay ÖZDEMİR, M. Lütfü ÜÇKARDEŞLER, Z.NurhanYÜCEL, Esen EROL, Turgut ARIBAL ve Abdullah ARSLAN’ın katılımlarıyla yapılan 06.12.2004 günlü toplantısında; I- İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II- ESASIN İNCELENMESİ : Raportör- Hakim Murat H. YURDAKÖK’ün davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; İlgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Danıştay Savcısı Nevzat ÖZGÜR’ün davada adli yargının görevli olduğu yolundaki yazılı ve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, yargı kararı ile tazminle yükümlü tutulan T.P. A. O. tarafından kurumlarınca tazminat ve yargılama giderleri olarak ödenen tutarın olayda güvenliği sağlama ödevi nedeniyle sorumlu olduğu ileri sürülen İçişleri Bakanlığından rücuen tahsili isteminden ibarettir. Olayda görevi sırasında teröristlerce öldürülen kurum çalışanının mirasçıları tarafından T. P. A. O. karşı tazminat davası açıldığı; Mahkemece hükmolunan tazminatın davalı T.P. A. O.yüklendiği ve bu yoldaki kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tazminat davasına bakan Mahkemece, bilirkişi raporu ile saptanan kusur ve sorumluluk oranları esas alınarak davanın konusu bakımından bir tefrik yapılıp ayrılan kısma ilişkin bulunan zararın yönetim hukuku ilkelerine göre idari yargı yerinde saptanmasının gerekeceği yolunda bir görevsizlik kararı verilmediğine ve hükmolunan tazminat da tümüyle ödenmiş olduğuna göre, olayda adli yargı yerince hükmolunan tazminata ilişkin olarak zarar gören yan yönünden, ortada tazminat davasında giderilmemiş bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde belirtilen “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları “kapsamında, zarar gören tarafından idari yargı yerinde açılmış bir idari dava da bulunmamaktadır. Öte yandan, ortada, Devlete, İl Özel İdarelerine ve Belediyelere ait sözleşmeden, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışındaki alacakların tahsil yöntemini düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren bir kamu alacağı da yoktur. Belirtilen tüm bu hususlara göre, tam yargı davası niteliği taşımayan ve konusu bir kamu alacağı olmayan rücu davasının, Borçlar Kanunu hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi; bu nedenle, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ : Davanın çözümünde, ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 07.10.2003 günlü, E:2003/654; K:2003/908 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 06.12.2004 tarihinde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.