
Esas No: 2021/23927
Karar No: 2022/725
Karar Tarihi: 25.01.2022
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2021/23927 Esas 2022/725 Karar Sayılı İlamı
6. Ceza Dairesi 2021/23927 E. , 2022/725 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklara 5237 sayılı TCK'nın 150/1 delaleti ile 106/2-a-c, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak TCK’nın 149/1-a-c-h, 168/2, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği ve aleyhe istinaf olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkı gereği sonuç cezanın "2 yıl 6 ay" hapis cezası olarak belirlendiği, her ne kadar ilk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün değil ise de; bölge adliye mahkemesince sanıklara verilen netice cezanın "6 yıl 8 ay" hapis cezası olup, "2 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden kazanılmış hakkının infaza ilişkin olduğu, bu haliyle bölge adliye mahkemesince sanıklara verilen ceza artırılmış olduğundan, kararların temyize tabi olduğu kabul edilerek;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanunun 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz dilekçesinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK'nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Mağdurun 03.12.2013 tarihli beyanında “Zararlarım tümüyle giderilmiştir, olaydan sonra zaten savcılık aşamasında zararlarım karşılandığı için ben şikayetimi geri almıştım” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında soruşturma aşamasında zararın giderilmiş olması nedeniyle, daha lehe olan 5237 sayılı Yasanın 168/3-1. cümlesinin indirim oranının 1/3 oranından fazla 1/2'e kadar (dahil) indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle TCK’nın 168. madde uyarınca 1/3 indirim uygulanması kanuna aykırı ise de, denetim sırasında yapılan incelemede anılan aykırılıklar giderilse bile şu anda tayin edilen cezadan daha az cezaya hükmedilmesinin mümkün olmayıp sonuç cezaya etkili olmadığı anlaşıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303/1-h. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, istinaf mahkemesinin hükmünde yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “sanıklardan eşit olarak” kelimelerinin çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 25.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.