Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/2430
Karar No: 2014/4746
Karar Tarihi: 25.03.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/2430 Esas 2014/4746 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/2430 E.  ,  2014/4746 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
    TARİHİ : 15/10/2012
    NUMARASI : 2012/171-2012/230

    Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Davacı vekili 27/01/2009 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından 5129163 nolu elektrik tesisatı için düzenlenen faturaların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, ödenmeyen faturalarla ilgili olarak İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2008/8049 sayılı dosyası ile yaptıkları takibe borçlu davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, şirket kayıtlarında takibe konu faturanın ödenmediğinin sabit olduğunu, davalının itirazında ödemeye ilişkin belge sunmadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip miktarının %40"ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili 10/04/2009 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin adresinin Büyükçekmece-İstanbul olduğunu, bu nedenle davaya bakma yetkisinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketle davacı arasında bir abonelik sözleşmesi olmadığını, yaptıkları araştırmada borcun diğer takip borçlularına ait olduğunu tespit ettiklerini, davanın bu nedenle husumetten reddi gerektiğini, dava konusu faturaların 2003 ve 2004 yıllarına ait olduğunu, davacı ile aralarında sözleşme olmadığından alacağın tabi olduğu (5) yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımından da reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın reddini ve davacı aleyhine %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının abonelik sözleşmesi kapsamında tesis edilen 5129163 sayılı elektrik tesisatı aboneliğinin kendi adına devam ettiği süre içinde tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olup, takibe itirazında haksız olduğu, alacağın davalı tarafından da belirlenebilir ve likit nitelikte bulunduğu gerekçesiyle 10.928,23 TL üzerinden davanın kabulüne ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 09/02/2012 tarih 2011/10256 Esas, 2012/1859 Karar sayılı karar ile; mahkemece taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 10/01/1986 tarihli sözleşmede abone “N.. R... C.. Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.” olup, takip ve davada borçlu olarak “N.. R.. C.. Uluslararası Taşımacılık ve Tic. A.Ş.” nin gösterildiğini, hâl böyle olunca, davalı yanın husumet itirazı da gözetilerek her iki şirket yönünden araştırma ve inceleme yapılarak, aynı şirket olup olmadıkları, taraflar arasında abonelik ilişkisinin bulunup bulunmadığı belirlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle karar bozulmuştur.
    Mahkemece usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda bulunan sicil dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede davalı şirketin eski ünvanının N.. R.. C.. Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, 16/08/1999 tarihinde nevi değişikliği yapılması sonucunda yeni ünvanının N.. R.. C.. Uluslararası Taşımacılık ve Tic. A.Ş olduğu, her iki şirketin aynı şirket olduğu, 10/01/1996 tarihli sözleşmedeki “N.. R.. C.. Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti.” abone ünvanındaki ilk kelimedeki (d) harfinin maddi hata sonucunda (y) olarak yazılmış olduğu anlaşıldığından davalının husumete ilişkin itirazı bozulan mahkeme kararında da belirtildiği taraflar arasında elektrik aboneliğine ilişkin bir sözleşme bulunduğundan ve dava ve takibe konu faturaların bu abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenmiş olması nedeniyle yerinde olmadığı, davalının abonelik sözleşmesi kapsamında tesis edilen 5129163 sayılı elektrik tesisatı aboneliğinin kendi adına devam ettiği süre içinde tahakkuk ettirilen ve bilirkişi tarafından da hesaplanan elektrik tüketim bedellerinden sorumlu olduğu davalının takibe itirazında haksız bulunduğu, takibe konu elektrik faturalarının, davalının aboneliğinin devamı süresince kullanılan elektrik için düzenlendiğinin uzman bilirkişi tarafından belirlendiği, davalı şirketin nevi değiştirmesi sonucu ünvanının değiştiği ve abonelik sözleşmesindeki şirketle davalının aynı şirket olduğu (davalının abonelik sözleşmesinin tarafı olduğu) getirtilerek incelenen Ticaret Sicili kayıtlarından anlaşıldığından, davalının husumete yönelik savunmalarına itibar etme olanağı bulunmadığı, kabul edilen alacak miktarı davalı tarafından da belirlenebilir nitelikte ve likit olduğundan, davacı tarafça istenilmesi ve davalının da yukarda belirtilen nedenlerle itirazlarında haksız olması nedeniyle, davalı aleyhine %40 oranında icra ve inkâr tazminatına da hükmedilmesi gerektiği, İstanbul 4.İcra Müdürlüğü"nün 2008/8049 sayılı takip dosyasında davalının itirazının 10.928,23 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmayacak şekilde tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davalının %40 oranında (4.371,29.TL) icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
    İş bu hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık; abonenin sarfettiği elektrik bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle tarife, yönetmelik ve sözleşme hükümleri gereğince davacının elektriği kesmesi gerekirken kesmemesi nedeniyle davalının ana tüketim bedeline ilave edilen gecikme zammı veya faizden sorumlu olup olmayacağı ve icra inkâr tazminatının takibe konu esas alacak üzerinden hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlığı giderecek meri mevzuat hükümlerinin incelenmesinde yarar vardır.
    09/11/1995 tarih, 22458 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 26. maddesine göre; aboneliğinin başlangıç tarihinin sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarih olduğu, başka bir yere taşınacak abonenin taşınma tarihinden en az bir hafta önce şirkete yazılı olarak başvurarak sayaç değerinin okunmasını istemek zorunda olduğu, bir hafta içinde sayaç değeri belirlenmediği takdirde abonenin bildiriminin esas kabul edileceği, 38. maddeye göre idarenin faturalama dönemlerinde abone sayacının kaydettiği değeri mahallinde ve zamanında okuyarak faturalamaya esas olacak şekilde kayda geçirilmesinin esas olduğu, 50.maddeye göre fatura bedeli son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde 20 gün içerisinde Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılacağı, “bu tebligattan sonra fatura bedeli 10 gün içinde ödenmediği takdirde abonenin elektriği kesilir” hükmü getirilmiştir.
    25/09/2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24. maddesine göre; zamanında ödenmeyen borçlar başlığı altında “müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilebilir” şeklindedir.
    01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren ve 30/12/2012 tarihli 28513 sayılı resmî gazete ile 24/2. maddesindeki “kesilebilir” ibaresi “kesilir” şeklinde değiştirilen Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2. maddesine göre, “müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine en az 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir” söz konusu durum 2 gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir.
    09/11/1995 tarihli Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve 01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı elektriğin kesilmesinin amir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
    Kaldı ki, taraflar arasında imzalanan 10/01/1996 tarihli Elektrik Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesinde de borç ödenmediği takdirde elektriğin kesileceği hüküm altına alınmıştır.
    Somut olayda; davalı, davacının elektrik abonesidir. Davalı aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte davalıya karşı müteselsilen sorumludur. Davacının 24/11/2003-22/11/2004 tarihleri arasındaki (11) adet elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik ve taraflar arasında imzalanan 10/01/1996 tarihli sözleşme gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davalının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davalı açısından (normal tüketim bedeli dışında) gecikme zammından veya faizden davacının müterafik kusuru nedeniyle indirimi (%50) gerektirir.
    İcra inkâr tazminatı açısından ise; icra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. Asıl alacak dışında işlemiş faiz yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamaları da bu yöndedir. (Hukuk Genel Kurulunun 2003/15-404 Esas, 2003/381 Karar, 2010/9-424 Esas, 2010/511 Karar, 2012/9-1682 Esas, 2012/1014 Karar sayılı ilamları)
    Hâl böyle olunca; mahkemece yapılacak iş dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan Elektrik Tarifeleri ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca; davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğu, Yönetmelik, tarife ve taraflar arasında imzalanan 10/01/1996 tarihli sözleşme gereğince (borç ödenmemesi nedeniyle) elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi (gecikme zammı veya faiz dahil), bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin (kendisi için) müterafik kusur teşkil edeceği ve bununda ancak davalı açısından gecikme zammından veya faizden indirim (%50) sağlayacağı nazara alınarak bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ve alacak da faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan icra inkâr tazminatına asıl (esas) alacak üzerinden hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
    Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi