20. Ceza Dairesi 2020/817 E. , 2020/4040 K.
"İçtihat Metni"
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi - Sayısı: 25.07.2016 - 2016/63612
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 22.06.2016 tarihli 2016/1599 esas ve 2016/4120 karar sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 31.12.2015 tarihli 2015/129 esas ve 2015/114 karar sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ..."un Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesi"nce yapılan yargılama sonucu 31.12.2015 tarihinde 2015/129 esas ve 2015/114 karar sayı ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. Hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce 22.06.2016 tarihinde 2016/1599 esas ve 2016/4120 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca Dairemizin sanık hakkındaki hükmün bozulmasına ilişkin kararına itiraz edilmiş; dava dosyası 6352 sayılı Kanun"un 99 ve 101. maddeleri uyarınca Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce 09.11.2016 tarihinde 2016/2604 esas ve 2016/5471 karar sayı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulü ile Dairemizin 22.06.2016 tarihinde 2016/1599 esas ve 2016/4120 karar sayılı ilamının kaldırılarak sanık hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sanık tarafından tebliğnamenin kendisine tebliğ edilmeden karar verilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunulduğu Anayasa Mahkemesin’ce 09.10.2019 tarih 2017/14871 başvuru no sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısının tebliğ edilmemesi nedeniyle hak ihlali olduğuna karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararına göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısını usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, yeniden itiraz konusunun incelenmesine başlanmıştır.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın itiraz yazısında özetle; “Yargılama konusu olayda, muhbirden alınan bilgide... plakalı römork ve plakası tespit edilemeyen çekici ile Lice ilçesinden temin edilen esrarın batı illerine sevk edileceğinin bildirilmesi üzerine aracın güvenlik görevlilerince durdurulduğu, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliği"nin 16.02.2015 tarih ve 2015/888 D.iş sayılı önleme araması kararına dayalı olarak çekici ve dorsede yapılan aramada 3 adet çuval içerisinde 35 paket halinde net 42276 gram esrarın ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Önleme araması, kolluğa suç ihbarı üzerine durdurma yapmayı ve makul şüphe oluşturak emare araması yapma yetkisi vermektedir. Salt istihbarat bilgisi adli arama kararı vermek için yeterli değildir. Bu husus Adli ve Önleme Arama Yönetmeliğinin 6. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Makul şüphe elde etmek için yapılan çalışmalar esnasında suç delili ile karşılaşılması halinde delilin ele geçiriliş yönteminin usul ve yasalara aykırı olduğunu kabul etmek ilgili yönetmeliğin 4, 6, 27. maddelerine açıkça aykırı” olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına ilişkin Daire kararında isabet olmadığı belirtilerek; Dairemizin sanık hakkındaki bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanması istenmiştir.
C) SANIK MÜDAFİİ İTİRAZ YAZISINA KARŞI DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Somut olayda CMK 116 vd maddelerince alınmış mahkeme kararı yada yazılı arama emri bulunması gerektiği, arama işlemine dayanak teşkil eden önleme araması kararının arama yapılan yeri kapsamadığından bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddi ile dosyanın karar verilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
D) CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308. maddesi :
(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kurulu"na itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderir.
2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanan 6352 sayılı Kanun"la eklenen):
(1) Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 308 inci maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır.
E) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Somut olayda, muhbirden alınan bilgide... plakalı römork ve plakası tespit edilemeyen çekici ile Lice ilçesinden temin edilen esrarın batı illerine sevk edileceğinin bildirilmesi üzerine aracın güvenlik görevlilerince durdurulduğu, Mersin 3. Sulh Ceza Hakimliği"nin 16.02.2015 tarih ve 2015/888 D.iş sayılı önleme araması kararına dayalı olarak çekici ve dorsede yapılan aramada 3 adet çuval içerisinde 35 paket halinde net 42276 gram esrarın ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin itiraza konu olan kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirildiğinde, yapılan araştırmada uyuşturucu madde taşıyan aracın plakasının verildiği, araçta bulunan kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin verilmediği, ele geçen uyuşturucu maddelerin bir kısmının olay yerinde narkotik köpeğinin tepki vermesi üzerine aracın rüzgarlık kısmında ve dorsede tespit edildiği, 5271 sayılı CMK"nın 90. maddesine, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyat Kanun"un 4. ve 13. maddelerine, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği"nin 27. maddesine uygun olarak çekici ve dorsede önleme arama kararına dayalı olarak yapılan aramanın hukuka uygun olduğu, bu nedenle hükmün kanuna uygun ve gerekçesinin yeterli olduğu anlaşılmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
F) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2- Dairemizin 22.06.2016 tarih 2016/1599 esas ve 2016/4120 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Sanık hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi
ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin 5237 sayılı “TCK"nın 188/3” maddesi yerine “183/3” maddesi olarak gösterilmesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bu maddenin uygulanması açısından, sanğın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü"nce suç konusu maddeden alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan, “TCK.nun 183/3” ibaresi çıkarılarak yerine “TCK"nın 188/3 ” ibaresinin yazılması,
2- TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
3- Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin bölümünde yer alan "uyuşturucu maddenin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü"nce suç konusu maddeden alınan tanık numunenin" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2020 tarihinde tarihinde, oy birliği ile karar verildi.