23. Hukuk Dairesi 2015/3585 E. , 2015/8414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı borçludan olan alacağın tahsili için .... İcra müdürlüğünün 2013/1591 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, takibin 04.03.2013 tarihinde kesinleştiğini, dava dışı borçlunun 11.11.2013 tarihinde devlet hastanesinde eczacı olarak işe başladığını, 14.11.2013 tarihli icra müdürlüğü yazısı ile borçlunun maaşına haciz konulmasının istenildiğini, borçlunun maaşında ilk haczin ... İcra Müdürlüğü"nün 2013/46645 esas sayılı dosyasının haczi olduğu, ancak davalının alacağının muvazaalı olduğu, yapılan maaş kesintisinin müvekkilinin alacaklı olduğu ...İcra Müdürlüğü"nün 2013/1591 esas sayılı dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı İnci Karaturan" dan alacağını tahsili amacıyla hakkında icra takibi yapıp, aynı gün icra dairesinde dava dışı borçluya ödeme emrini tebliğe edildiğini rızası ile maaş haczi gerçekleştirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının icra takibinin 15.02.2013 tarihli davalının takibinin 11.11.2013 tarihli olduğu, dava dışı borçlunun, davalının muvaffaktı ile maaş haciz için müzekkere yazıldığı, dava dışı borçlunun aynı tarihte işe başladığı, davalı alacağının kaynağının kambiyo senedi olduğu, davalının sunmuş olduğu temliknamede takibe konu senetlerin derç edilmediği, davalı yanın alacağını ispatlayacak somut bir kanıt sunmadığı, bu nedenlerle davacının ... İcra Müdürlüğünün 2013 /46465 esas sayılı dosyasındaki alacağının tamamının muvazaalı olduğu gerekçesiyle, bu dosya için yapılan maaş kesintisinin ...İcra Müdürlüğü"nün 2013/1591 esas sayılı dosyasına ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muvazaa nedenine dayalı olarak sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, borçlunun maaşının 1/4"ü üzerine konulan muhtelif hacizler, borçlunun görev yaptığı Av ... Devlet Hastanesi’nce sıraya konulmuş olup, davacı tarafça Av ... Devlet Hastanesi’nce yapılan bu sıralamada 1. sırada yer verilen davalının alacağının muvazaalı olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İİK"nın 140/1. maddesinde İcra Müdürlüğünce hangi hallerde haciz sıra cetveli düzenleneceği belirtilmiştir. Maddeye göre haciz sıra cetvelinin düzenlenebilmesi için satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi gerekir. Bu madde uyarınca düzenlenen bir sıra cetvelinde, hacizlere ilişkin takip dosyası (takip tarihi, haciz tarihi, alacak miktarı gibi) bilgilerine, ipotek veya hapis hakları varsa bu hakların tesis edildiği tarihlere ve dayanak bilgilerine yer verilmesi gerekir. Somut olayda, icra dosyasına intikal etmiş bir para bulunmamaktadır. İİK"nın 83/2. madde hükmüne göre, maaş üzerinde birden fazla haciz varsa bunlar İcra Müdürlüğünce sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Açıklanan bu durum karşısında, İcra Müdürlüğünce yapılan maaş hacizlerinin ve yapılması gereken kesintilerin İİK"nın 355. madde hükmü uyarınca bildirilmesi üzerine Av ... Devlet Hastanesi’nce bu madde hükmü uyarınca düzenlendiği anlaşılan ve maaş hacizleri ile ilgili yapılan sıralamayı İİK"nın 140/1. maddesinde tanımlanan sıra cetveli niteliğinde olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemenin, Av ... Devlet Hastanesi’nce yapılan bu sıralamanın İİK"nın 140/1. maddesi uyarıca İcra Müdürlüğü"nce düzenlenen sıra cetveli niteliğinde olduğu kabul ederek aynı Kanun"un 142/1. maddesi uyarınca açılan muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında olduğu gibi ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın bu ilkelere göre çözümlenmesi doğru olmamıştır.
04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı İBK"da da belirlendiği gibi, HMK"nın 24/1, 25, 26,30 ve 33. (HUMK"nın 74,75 ve 76.) maddeleri gereğince hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ve fakat hukuki tavsiflerle bağlı olmayıp, kanunları re"sen uygulamakla ve neticeye vardırmakla yükümlüdür. Bu durumda mahkemece, davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK"nın 19.(818 sayılı BK"nın 18 ) maddesinde düzenlenmiş muvazaa iddiasına dayalı iptal istemine ilişkin olduğunun kabulü ile ispat yükü yönünden genel ilkelere uygun olarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, davanın tavsifinde yanılgıya düşülerek ve ispat yükü davalıya yüklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.