Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3790
Karar No: 2019/1744
Karar Tarihi: 13.02.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/3790 Esas 2019/1744 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2018/3790 E.  ,  2019/1744 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalı... Sağ. Hizm. Tic. A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacılar, davacı ..."ye 2012 yılında davalı hastanede diğer davalı doktor tarafından fıtık ameliyatı yapıldığını, ameliyat sonrası davacının taburcu olduğunu ancak aradan geçen aylarda bir iyileşme gözlemlenmediği gibi, ağrılarının şiddetlendiğini ve yürüyemez hale geldiğini, başka bir hastaneye başvurduklarında ilk ameliyat sırasında sağ omuriliğine takılan vidaların yanlış seçilmesi sonucu gevşediğini öğrendiklerini, davacının aylar sonra yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını halen de tedavi sürecinin devam ettiğini beyanla davalının kusuru sonucu gelişen olay nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.250,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı... Sağlık Hizmetleri İnşaat Taah. Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacılar, davacı ..." nın davalı hastanede davalı doktor tarafından fıtık teşhisi ile ameliyat edildiğini, ameliyattan sonra davacının bir türlü sağlığına kavuşamadığını, yürüyemez hale geldiğini, başka bir hastanede vidaların gevşediğinin ortaya çıktığını ve tekrardan ameliyat olmak zorunda kaldığını beyanla uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini istemişler, davalılar kusur yada ihmalleri olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Kurulu"ndan alınan rapora göre davanın reddine karar verilmiştir.
    Hemen belirtilmelidir ki, vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. O nedenle sağlık memuru ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özelliklerinin göz önünde tutulması,onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılması ve en emin yolun seçilmesi gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, TBK.nun 510 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
    Dosya içerisinde olayla ilgili mahkeme kanalıyla Adli Tıp Kurumundan alınan raporda "davacıya dava dışı hastanede yapılan ikinci ameliyat sırasında davalı tarafından yapılan ilk ameliyatta takılan vidaların gevşemiş olduğunun ve pedikül giriş yerlerinin deforme olduğunun görüldüğü, operasyon endikasyonunun bulunduğu, ilgili hekim tarafından kişiye fasetektomi ve tek taraflı enstrümantasyonun yapıldığı, faset eklem artışı ve faset eklem düzensizliği varlığında faset eklem füzyonu ve sinir rahatlatmak amacıyla fasetektomi yapılabileceğinin ve operasyon sırasında cerrahın kararına bağlı olduğunun tıbben bilindiği, ilgili hekim tarafından radyolojik grafiler çekilerek işlem sonrası kontrollerinin yapılmasının tıp kurallarına uygun olduğu, operasyondan sonra gelişen enstrüman vida gevşemesi her türlü özene rağmen oluşabilen komplikasyon olarak nitelendirildiğinden ilgili hekime atfı kabil bir kusur izafe edilemeyeceği" yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacılar, alınan rapora itiraz etmiş, mahkemeden konu ile ilgili yeniden bir rapor alınmasını istemişler, davacı tarafın bu talebi karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edilmiştir. Zira davacının dava dışı hastanede geçirdiği ikinci ameliyat sırasında düzenlenen epikriz raporunda hastada gelişen ağrıların enstrüman yetersizliğinden kaynaklandığının belirtildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, davacıların iddiaları ve itirazlarını karşılar şekilde, özellikle ameliyat sırasında seçilen ve kullanılan vida ve benzeri malzemelerin yeterli olup olmadığı, davalı doktorun kusurunun değerlendirilmesi noktalarında Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip olan yeni bir bilirkişi kurulundan, Yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    2-Bozma nedenine göre temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara, 27,70 TL harcın davalı... Sağ. Hizm. Tic. A.Ş."ye iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi