16. Hukuk Dairesi 2015/7705 E. , 2017/3432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ..... Köyü çalışma alanında bulunan 199 ada ... parsel sayılı 555,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı nedeni ile tutanağın beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki iki katlı ... ev ve ... ahırın ... ... ait olduğu belirtilerek davalılar ... ve müşterekleri adlarına tespit ve tescil edilmiş, yargılama sırasında ise ..."e satılarak bu kişi adına tescil edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisleri ... ... ait iken 1960 yılında bir kısmının davalılar miras bırakanı ... ... bir kısmının ise kendi miras bırakanları ... ... hibe edildiği iddiasına dayanarak ... mirasçıları ... ve müşterekleri aleyhine tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmış, yargılama sırasında taşınmazın ..."e satılması üzerine 6100 sayılı HMK"nın 125. maddesi uyarınca seçimlik haklarını kullanarak davaya ..."e karşı tapu iptali tescil istemiyle devam etmişlerdir. Diğer taraftan taşınmazın yargılama sırasında satılarak .... kişi adına tescil edilmesinden sonra davacılar ... ve müşterekleri tarafından muvazaa iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemli dava da iş bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ve müşterekleri ( ... ... mirasçıları), çekişmeli 199 ada ... parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri olan ..., ... ve ... aleyhine taşınmazın ortak kök murise aitken bir kısmının kendi miras bırakanlarına hibe edildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında taşınmazın ........2013 tarihinde ..."e satılması üzerine davacılar HMK."nın 125. maddesi uyarınca davaya ..."e karşı devam etmek üzere seçimlik haklarını kullanmıştır. Diğer taraftan; aynı davacılar tarafından taşınmazın hali hazırdaki maliki ile önceki maliklerine karşı, bu kez, yargılama sırasında gerçekleşen satış işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemli dava açılmış, bu dava dosyası önceki tarihli dosya ile birleştirilmiştir. Davalılar ..., ... ve ... ........2013 tarihli celse de davayı kabul ettiklerini, taşınmazın yarıya bölünmek suretiyle bir yarısının davacı tarafa diğer kısmının ise kendi adlarına tescili hususunda rıza gösterdiklerini beyan etmiş, diğer davalı ... ise iyi niyetli olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur. Bu beyanlar karşısında çekişmeli taşınmazın bir kısmının davacılara ait olduğu sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazı yargılama sırasında satın alan davalı ..."in iyi niyetli olup olmadığı yönünde toplanmaktadır. Bu husus mahkemenin de kabulünde ise de; hükmün gerekçesinde asıl dosya bakımından kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda esas olanın iyi niyetin varlığı olduğu, buna karşın davacı tarafça delil listesi verilmediği, tanık bildirilmediği, keşif sırasında da tanık dinletilmediği, bu nedenle de davalının iyi niyetli olmadığının ispat edilemediği, birleşen dosya bakımından ise benzer şekilde davalı ..."in iyi niyetli olmadığının ve davalılar arasındaki satışın muvazaalı (danışıklı) olduğunun ispat edilemediği belirtilerek davanın reddi yönünde karar verilmiştir. Ne var ki; mahkemece yapılan bu değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı ... ve müşterekleri tarafından dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ve ........2013 tarihli dilekçe ile de tanık olarak .... ve ... ..."in dinlenilmeleri talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK"nın 243/... maddesinde; tanıkların, dinlenilmek üzere davetiye ile çağrılacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, tarafların tanıklarını keşif mahallinde hazır etme yükümlülüğünün bulunmadığı düşünülmeden ve davacı tanıkları yöntemine uygun şekilde çağrılıp hazır edilmeden keşif yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK"nın 27. maddesinde düzenlenen ispat ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle yukarıdaki gerekçe ile hüküm tesisi isabetli değildir. Diğer taraftan HMK."nın 125. maddesi gereği davacı tarafa seçimlik hakkı kullandırıldıktan sonra bu hakkın kullanılması nedeniyle artık davacı tarafın yeni malikin iyi niyetli olarak taşınmazı edinmediğini ispat külfeti altına girdiği gözetilerek davacının bu yöndeki iddiasının ispatı için davacı tarafa yeni delil bildirmek üzere süre verilmemiş, birleşen dava dosyasında ise 6100 sayılı HMK"nın 139. maddesi gereğince taraflar çağrılmak suretiyle usulünce ön inceleme duruşması yapılarak taraflara HMK’nın 140/.... maddesi gereğince delilleri toplanılmadığı halde birleştirme kararından sonra dahi davacı tarafın bu dosyaya yönelik delilleri toplanılmaksızın karar verilmiştir. Hal böyle olunca, delillerini ve tanıklarının isimlerini yöntemince bildirmek üzere taraflara süre verilmeli, bundan sonra yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuru ile çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taraf tanıkları yöntemine uygun şekilde keşfe davet edilerek dinlenilmeli, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra davalı ..."in T.M.K: 1023 md.de yer alan düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, ....05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.