11. Hukuk Dairesi 2019/1570 E. , 2020/75 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2017/209 E.- 2017/633 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 10/01/2019 tarih ve 2018/658 E.- 2019/23 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006/61678 sayılı "GENYAP+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "GENYAPI MÜHENDİSLİK" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2016/21455 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edilerek 42. sınıftaki hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de YİDK tarafından kısmen kabul edilerek 07/02, 11/02, 03, 04, 07. sınıflardaki diğer bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve başvurunun tümüyle reddinin gerektiğini, davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını ileri sürerek, YİDK"nın 2017-M-2204 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’nın 2017-M-2204 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, taraf markaları arasında, işaretler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, esasen bu hususun, ilk derece mahkemesi kararını istinaf eden davalının da kabulünde olduğu, ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda, dava konusu başvuru kapsamındaki mallarla itiraza mesnet markanın kapsamındaki malların karşılaştırıldığı ve buna göre başvuru kapsamında yer alan 07/01,07/ 03, 07/ 05,07/ 07, 11/06. alt grubundaki bir kısım emtialarla davacı markasının kapsamındaki 37. sınıftaki bir kısım hizmetler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere iltibas tehlikesinin bulunduğunun açıklandığı, söz konusu raporda yapılan açıklamaların ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, ilk derece mahkemesince dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde gerekçesi de açıklanmadan başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, her ne kadar davalı Kurum vekilince, başvuru kapsamında bırakılan mallarla itiraza mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı da bir istinaf itirazı olarak ileri sürülmüş ise de dosyada mevcut ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporunda, yukarıda anılan mallar yönünden taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunun açıklandığı ve bu rapora karşı somut bir itiraz da ileri sürülmediği gerekçesiyle, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK"nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2017 tarih ve 2017/209 E. - 2017/633 K. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK"nın 31.03.2017 tarih, 2017-M-2204 sayılı kararının, 07. sınıfın 01. alt grubundaki "ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç boyutlu yazıcılar"; 07. sınıfın 03. alt grubundaki “kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar"; 07. sınıfın 05. alt grubundaki “kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filtreleri, egzozlar, egzoz manifoldları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler"; 07. sınıfın 07. alt grubundaki “lastik sökme ve takma makineleri"; 11. sınıfın 06. alt grubundaki "pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları" malları bakımından kısmen iptaline, 2016/21455 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK"dan alınmasına, 06/01/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.