16. Hukuk Dairesi 2017/2429 E. , 2017/3363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ..., ... mirasçıları tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "kök miras bırakan İbrahim"in ölüm tarihi (1924) itibari ile terekesi müşterek mülkiyet bölümlerine tabi olduğu gibi, hem davacı konumunda bulunan ... ve ... mirasçıları hem de davalı taraf paylaşma olgusuna dayandığına göre, taraflar arasında mirasçılık ilişkisinin sona erdiği tartışmasız olup, taraflarca kabul edilen paylaşma olgusu nedeniyle davacılar ve davalı tarafların, birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda olduklarının kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle bir kısım davacılar murisi ..."nın mirasının iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna ve ..."nın davacılar dışında Nezihi Bursalı isimli bir mirasçısının da bulunduğu anlaşıldığına göre mahkemenin, bir kısım ... mirasçılarının üçüncü kişiye karşı kendi paylarına hasren açtığı tapu iptali ve tescil davasının dinlenmesinin mümkün olmadığı yönündeki hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak ..."nın tüm mirasçıları davada yer aldığına göre aktif dava ehliyetini sağladıkları, hal böyle olunca ... mirasçıları olan davacılar yönünden yargılamaya devam edilerek tarafların iddia ve savunmalarına yönelik deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda (... mirasçıları ile ilgili olarak verilen bir önceki karar kesinleştiği, kesinleşen yönler açısından karar verilmesine yer olmadığı hususu gerekçeye yazılmak suretiyle) kesinleşen yönler açısından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... Bursalı mirasçılarının davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile belirtilen paylarla davacılar ve davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda “Mahkemece, davacı yan 1938 tarihli taksim sözleşmesine dayalı olarak dava konusu taşınmazın adına tescilini istemişse de 1938 tarihli taksim sözleşmesine uyulmadığı, birçok taşınmazın davacı ve üstsoyları adına tescil edildiği, davalıların üstsoyu Fetahne adına taşınmaz tesciline rastlanmadığı, bu nedenle taksimin bozulduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişme konusu taşınmazın muris İbrahim"den geldiği ve taksime konu olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taşınmazın taksimde hangi tarafa kaldığına ilişkindir. Davacılar da davalılar da taşınmazın taksimen kendilerine kaldığını iddia etmektedirler. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazda davacı yanın zilyetliğini görmediklerini, taşınmaza davalı yanın zilyet olduğunu beyan etmişlerdir. Taşınmazın taksime konu olduğu her iki tarafın kabulünde olup, zilyetliğin davalı yanda bulunduğu davacının kendi gösterdiği tanık beyanları ile dahi sabit olduğuna göre, ispat külfeti taşınmazın taksimen kendisine kaldığını iddia eden ve davalının zilyetliğinin asli olmadığını ileri süren davacı yana ait olup davacının bu iddiasını ispatlayamadığı dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğuna işaret edilerek, tarafların temyiz itirazlarının açıklanan bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü” ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu kez davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme istekleri yerinde değildir. Ancak hüküm davacılar ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edildiği ve Dairemizin 14.2.2017 tarih ve 2016/1922 Esas, 2017/841 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğuna işaret edilerek, diğer bir ifade ile yalnızca davalı tarafça yapılan temyiz itirazları incelenmek suretiyle, davalı taraf lehine hükmün bozulmasına karar verildiği; davacılardan ... ve paydaşlarının temyiz itirazlarına konu olup hüküm fıkrasının 1. nolu bendinde yer alan "Bir önceki ilam nedeniyle verilen kararda keşinleşen yönler açısından karar verilmesine yer olmadığına"şeklindeki hüküm yönünden ise sehven temyiz incelemesi yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca süresinde yaptığı temyiz itirazı incelenmeyen davacılar ... mirasçılarının karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulü ile Dairemizin 14.02.2017 tarih ve 2016/1922 Esas, 2017/841 Karar sayılı ilamına ek olarak;.... mirasçıları tarafından açılan dava yönünden, daha önce yerel mahkeme tarafından verilen 21.01.2013 tarih ve 2006/654 Esas, 2013/21 Karar sayılı red hükmü; Dairemizin 26.04.2013 tarih ve 2013/4273 Esas, 4507 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olup temyiz inceleme isteminin bu nedenle REDDİNE, peşin yatırılan karar düzeltme harcının talep halinde karar düzeltme isteminde bulunanlara iadesine, 09.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.