3. Hukuk Dairesi 2013/19531 E. , 2014/4126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2013
NUMARASI : 2012/386-2013/434
Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 21 yıllık evli olduklarını müşterek üç çocuklarının olduğunu, davalının iki yıldır başka bir bayanla birlikte yaşadığını, evin ihtiyaçlarını karşılamadığını, davalının iş adamı olduğu ve malvarlığının yüksek olduğunu belirterek; kendisi için 6.000 TL müşterek çocuklar Ahmet ve Recep için ayrı ayrı 1.500 TL olmak üzere toplam 9.000 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarının doğru olmadığını davacının tutum ve davranışları sebebiyle müvekkilinin ortak haneden ayrıldığını, evin ve çocukların ihtiyaçlarını karşıladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı için aylık 2.500,00 TL, müşterek çocuklardan R.. için aylık 500 TL olmak üzere toplam 3.000 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının müşterek çocuklardan A.. ile ilgili talebinin dava açıldıktan sonra 05/11/2012 tarihinde reşit olduğu anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Dava, ayrı yaşamda haklılık nedenine dayalı olarak açılmış olan tedbir nafakası istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu"nun 197. maddesine göre ayrı yaşamakta hakkı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabilir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşler evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadırlar (TMK madde 186/son). Buna göre evlilik birliğinin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere davalı eş katılmak zorundadır.
Bu bağlamda; tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalı, hakim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Somut olay incelendiğinde; tarafların resmi olarak 1995 yılında evlendikleri, müşterek 3 çocuklarının bulunduğu, davalının evden ayrılarak kirada oturduğu; davacının ev hanımı olduğu çocukları ile birlikte kendi evinde oturduğu; kolluk araştırmasına göre davalının tekstilde işveren olduğu üzerine kayıtlı taşınmazın, kira gelirinin ve aracının olduğu, aylık gelirinin 2.500 TL olduğu tespit edilmiş, tanık beyanlarına göre ise gelirinin yaklaşık 4.000-8.000 TL arası olduğunun beyan edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve davalının gelir durumu, nazara alındığında hükmedilen nafaka miktarı, davalının tespit edilen geliri ile mütenasip olmayacak şekilde biraz fazla olup, Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacının giderleri ve nafaka yükümlüsü davalının geliriyle orantılı olacak şekilde, hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.