13. Hukuk Dairesi 2016/23093 E. , 2019/1687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kızı olduğunu ve kendisine ait No:48 ... adresinde bulunan taşınmazın dava dışı ..."a 2009 yılında kiraya verildiğini, 2009 yılındaki kira bedelinin 120,00.-TL, 2010 yılında kira bedelinin 150,00.-TL, 2011 yılında 200,00.-TL, 2012 yılında 300,00.-TL olduğunu ve akabinde taşınmazı boşalttığını ve dava dışı ... isminde birine kiralandığını ve adı geçenin taşınmazı dükkan olarak kullandığını 2013 yılı kira bedelinin de 300,00.-TL olduğunu bu kira bedellerinin davalı tarafından tahsil edilip kendisine ödenmediğini, yine ... mevkiinde bulunan 18.000 m² alanlı taşınmaz ile 6.000 m² alanlı iki taşınmazı yıllık 600,00.-TL bedel ile 5 yıllığına kiraya verildiğini toplam kira bedeli olan 3.000,00.-TL"nin de ödenmediğini, bunun yanında taşınmazlarında bulunan ağaçlardan elde edilen zeytinlerin davalı tarafından toplanılıp yağı sıktırıldıktan sonra satıldığını, 2.000 kg zeytinyağının parasının yaklaşık 8.000,00.-TL civarında olduğunu ve bu paranın da ödenmediğini, sağlık giderlerinin oğulları tarafından karşılandığını, öte yandan davalı kızının günlük ihtiyaçlarını karşılamak için dahi bir ödeme yapmadığını, maliki olduğu taşınmazlardan elde edilen tasarruf miktarının gerekli düşümler de yapıldıktan sonra 29.000,00.-TL olduğunu beyan ederek, 29.000,00.-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 2013 yılı sonlarına kadar davacı annesi ile ilgilendiğini, ihtiyaçlarını karşıladığını, elde edilen tasarrufların ise kesinlikle kendi ihtiyaçları için kullanılmadığını, anılan konutun babasından miras kaldığını, dolayısı ile anılan taşınmazın hissedarlarından olduğunu, aralarında yapılan bir taksim sözleşmesi olmadığını ve taşınmazda iştirak halindeki mülkiyetin devam ettiğini, dükkan olarak kullanıldığı bildirilen taşınmazın da kiralandığı dönemde kira bedelinin yapılan tadilatlar nedeniyle mahsup edildiğini, ... Mevkiinde bulunan 18.000 m²"lik taşınmazın abisi ve davacının oğlu olan ... tarafından kullanıldığını ve kira alınmadığını, diğer 6.000 m² alanlı taşınmazdan ise bihaber olduğunu, yaklaşık 4 - 5 yıl kadar önce davacı ile birlikte adı geçen şirkete yağ sattığını ancak sonrasında elde edilen yağların davacının oğlu ... tarafından tasarruf edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.390,00.-TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdir edilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı tarafın iddialarını karşılayacak şekilde bilirkişi raporu alınması amacıyla bilirkişi görevlendirilmiş ve sonucu esas alınarak hüküm kurulmuştur. SMMM bilirkişiden alınan raporda alternatifli hesaplamalara yer verilmiş olup mahkemece gerekçede hangi miktara ne şekilde itibar edildiği tartışılmadan alternatifli raporun seçenekli sonuçları toplanarak bu miktar üzerinden hüküm kurulması hatalıdır. Bu yönüyle hüküm denetime elverişli değildir. Öncelikle tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri tartışarak usule uygun hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.